DÜNYA
Yayınlanma : 08 Nisan 2026 14:43

Hürmüz Boğazı nefes kesiyor: Ateşkes sonrası gözler tankerlerde

Hürmüz Boğazı nefes kesiyor: Ateşkes sonrası gözler tankerlerde
ABD-İran arasındaki geçici ateşkes, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği için umut oldu. Boğazdan geçmeyi bekleyen petrol ve LNG tankerlerinin akıbeti merak konusu olurken, analistler normalleşmenin aylar sürebileceği uyarısında bulunuyo

ABD ve İran arasındaki geçici ateşkesin ardından, küresel ticaretin can damarı Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlilik yakından takip ediliyor. 28 Şubat'ta başlayan ve boğazdaki ticari gemi trafiğini ciddi şekilde sekteye uğratan savaş süreci, şimdi diplomatik bir çözüme evrilmiş durumda. Ateşkesle birlikte, stratejik öneme sahip bu boğazdan geçmeyi bekleyen petrol ve LNG tankerlerinin akıbeti büyük merak konusu.

ATEŞKESİN YANKILARI BOĞAZDA

Savaş döneminde tamamen kapanmasa da, Hürmüz Boğazı'ndaki trafik büyük ölçüde kısıtlanmış ve "seçilmiş gemilerle" İran'ın belirlediği koridorlardan ilerlemişti. Şubat ayında günlük ortalama 129 gemi geçerken, savaş sonrası bu sayı yüzde 95'e varan oranlarda düşüş gösterdi. Ancak şimdi, iki haftalık geçici ateşkes anlaşmasıyla birlikte, Basra Körfezi'nde bekleyen ve toplamda 172 milyon varil ham petrol ve rafine ürün taşıyan yaklaşık 187 tankerin geçişi umut veriyor. Bu tankerlerin büyük bir kısmı İran bağlantılı olsa da, Suudi Arabistan, BAE ve Irak bağlantılı geçişler de sınırlı sayıda seyrediyor.

LNG TİCARETİNE YENİDEN NEFES ALACAK MI?

Hürmüz Boğazı, küresel LNG ticaretinin de yüzde 20'sini barındırıyor. Savaşın başlamasıyla bu geçişler de durma noktasına gelmişti. Ateşkesle birlikte, Umman'a giden bir LNG tankeri gibi sınırlı sayıda geçiş yaşansa da, Katar'dan yola çıkan ve körfezde bekleyen yaklaşık 15 yüklü LNG tankerinin durumu kritik. Analistler, ateşkesin petrol fiyatlarına kısa vadede olumlu yansıyacağını belirtirken, ticaret akışının tamamen normalleşmesinin "aylar sürebileceğini" vurguluyor. S&P Global Energy analistlerine göre, belirsizlikler devam ederken, piyasanın savaş öncesi koşullara hızlı bir dönüş beklememesi gerekiyor. Asıl kritik soru ise, boğazın yeniden tamamen açılması sonrası yaşanacaklar.