Haftaya başlarken küresel piyasalar, ABD-İran görüşmelerinden gelen olumsuz haberlerle negatif bir seyir izledi. Orta Doğu'da tansiyonun yükselmesi, özellikle Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusundaki restleşmeler, yatırımcıların risk iştahını önemli ölçüde azalttı.
Hürmüz Boğazı'nda Gerilim Tırmanıyor
Pakistan'da devam eden ABD-İran müzakerelerinde, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda taraflar arasında sert bir restleşme yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın, ülkeye ait donanmanın boğaza girmeye veya çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını açıklaması, ateşkes sonrası çatışmaların yeniden alevlenebileceği korkularını artırdı. Trump, bu adımda NATO ve Körfez ülkelerinin de destek olacağını belirtirken, İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye istekli olmadığını vurguladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da İran limanlarına giren veya çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatılacağını duyurdu. İsrailli bakanlar da müzakerelerden sonuç çıkmaması halinde ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceği yönünde açıklamalarda bulundu.
Piyasalar 'Kötü Senaryo' Fiyatlamalarına Döndü
Analistler, Orta Doğu'daki gerilimlerin müzakere masasında da sürmesi ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin belirsizliğin devam etmesinin piyasalarda stres hafızasını yeniden devreye soktuğunu belirtti. Bu durum, fiyatlamaların tekrardan en kötü senaryoları yansıtmaya başlamasına neden oldu. Gelişmelerle birlikte Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,4 artışla 98,7 dolara, dolar endeksi ise yüzde 0,4 yükselişle 99 seviyesine çıktı. Savaşın yeniden şiddetlenebileceğine yönelik endişeler, enflasyon risklerinin sürebileceği tahminlerini güçlendirirken, tahvil piyasası ve altın yeni haftaya satıcılı bir seyirle girdi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi cuma günkü kapanışına göre 4 baz puan artışla yüzde 4,36 seviyesine çıkarken, altının onsu da yüzde 0,6 düşüşle 4.723 dolardan işlem görüyor. ABD'de vadeli işlem piyasalarında endeks vadeli kontratlar haftaya negatif seyirle başladı. Petrol tedarikine ilişkin endişeler küresel ölçekte enflasyonist baskıların artabileceğine işaret ederken, ABD'de açıklanan son veriler de yükselen enerji maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki etkisinin belirginleşmeye başladığını gösterdi. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), martta yıllık bazda yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalsa da önceki aya göre hızlanmaya işaret etti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,9 ile tahminlere paralel gerçekleşti ve aylık enflasyondaki yükselişte en belirgin katkı enerji kaleminden geldi. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınacağına yönelik haberler, ülkede enflasyonist baskıların daha da artabileceği endişesini güçlendirdi. Bu gelişmelerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) olası "şahin" adımlarına yönelik henüz güçlü bir sinyal oluşmazken, faiz indirimi beklentilerinin bir miktar zayıfladığı görüldü.



