EKONOMİ
Yayınlanma : 19 Ocak 2026 12:52

IMF'den Türkiye'ye büyüme şoku: Beklentiler yükseldi, küresel ekonomi dirençli

IMF'den Türkiye'ye büyüme şoku: Beklentiler yükseldi, küresel ekonomi dirençli
IMF, Türkiye'nin bu yıl yüzde 4,2 büyüyeceğini öngörerek tahminini yükseltti. Küresel ekonomi ise teknoloji yatırımları sayesinde dirençli kalmaya devam ediyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1'den yüzde 3,3'e yükselterek iyimser bir tablo çizdi. 'Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun ocak sayısını 'Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrarlı' başlığıyla yayımlayan kuruluş, ticaret politikalarındaki olumsuzlukların teknoloji yatırımları ve destekleyici finansal koşullarla dengelendiğini açıkladı.

TÜRKİYE İÇİN BEKLENTİLER YUKARI ÇEKİLDİ

Raporda en dikkat çeken gelişme, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi oldu. IMF, Türkiye'nin bu yıl yüzde 4,2 ve gelecek yıl yüzde 4,1 büyümesini bekliyor. Bu, geçen yıl ekim ayındaki yüzde 3,7'lik tahminlerden önemli bir artış anlamına geliyor. Aynı raporda ABD ve Avro Bölgesi ekonomileri için de bu yıla ilişkin büyüme beklentileri yükseltilirken, Çin için gelecek yıl tahmini düşürüldü.

KÜRESEL RİSKLER DEVAM EDİYOR

IMF raporunda iyimser tabloya rağmen risklerin aşağı yönlü eğilimini koruduğu uyarısı yapıldı. Yapay zekaya ilişkin verimlilik artışı beklentilerinin yeniden değerlendirilmesinin yatırımlarda azalmaya yol açabileceği, ticaret gerilimlerinin yeniden tırmanmasının ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Ayrıca iç siyasi gerilimler veya jeopolitik tansiyonların patlak verebileceği, bunun finansal piyasalar ve tedarik zincirleri üzerindeki etkileri yoluyla küresel ekonomiyi sarsabileceği aktarıldı.

ENFLASYONDA HEDEFE DÖNÜŞ SÜRECİ

Küresel manşet enflasyonun 2025 yılı için yüzde 4,1, 2026'da yüzde 3,8 ve 2027'de yüzde 3,4 olmasının beklendiği raporda, enflasyon tahminlerinin geçen yıl ekim ayındaki öngörülerle uyumlu kaldığı belirtildi. Enflasyonun ABD'de hedefe dönüş sürecinin diğer büyük ekonomilere kıyasla daha kademeli olacağı öngörülürken, yüksek bütçe açıkları ve artan kamu borcunun uzun vadeli faiz oranları üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısı yapıldı.