ING Global, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) son toplantı metninde, yılın son çeyreğinde talep koşullarında bir toparlanmaya işaret ettiğini ve erken göstergelerin bu durumu desteklediğini belirtti. Bankaya göre bu tablo, Merkez Bankası'nın ocak ayındaki adımlarında dikkate alınacak önemli unsurlardan biri olacak. ING Global, bu gelişmelerin dezenflasyon sürecini desteklemeye devam ettiğini ancak bu sürecin hızının kademeli olarak yavaşladığını vurguladı.
Para Politikası Duruşu ve Gelecek Adımlar
Para politikası görünümüne ilişkin değerlendirmede, Merkez Bankası'nın makroihtiyati çerçevede bir değişiklik sinyali vermediği ve dezenflasyonu desteklemek amacıyla sıkı parasal duruşun korunacağı yönündeki taahhüdünü yinelediği ifade edildi. Bu duruşun ara hedeflerle uyumlu şekilde sürdürüleceği ve enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin biçimde sapması halinde ilave sıkılaştırmaya gidileceği mesajı verildi. Gelecekteki faiz kararlarının veriye dayalı ve toplantı bazında belirleneceği tekrar edilse de, yakın vadeye ilişkin net bir faiz patikasının çizilmediğine dikkat çekildi. ING Global analizinde, artan fiyat baskıları ile talep koşullarındaki toparlanmanın Merkez Bankası'nı faiz indirim hızında daha temkinli bir çizgiye yönelttiği belirtildi. Bankanın, önümüzdeki dönemde enflasyon görünümü, talep koşulları, uluslararası rezervler ve mevduat sahiplerinin davranışlarını yakından izleyerek faiz indirimlerinin temposunu belirleyeceği ifade edildi. Raporda ayrıca, son dönemde rezerv birikimindeki hızlanmanın öne çıktığına işaret edildi. Brüt rezervler ile net rezerv pozisyonunun yeni zirvelere ulaşması Merkez Bankası açısından rahatlatıcı bir unsur olarak görüldü. Mevduat davranışları incelendiğinde ise, kademeli döviz alımlarına rağmen dolarizasyon oranının uzun dönem ortalaması olan yaklaşık yüzde 40'ın altında kaldığı ve yüksek TL faizlerinin bu durumu desteklediği aktarıldı. ING Global, mevcut görünüm çerçevesinde Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam etmesini beklerken, yakın vadede atılacak adımların büyüklüğünün 100–150 baz puan aralığında kalacağı öngörüsünde bulundu.



