NASA'nın heyecanla beklenen Artemis 2 görevi, insanlığın Ay'a dönüş yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası olmaya hazırlanıyor. Yaklaşık 50 yıl sonra yeniden Ay'a seyahat edecek astronotlar, bu görevle sadece teknolojik yetenekleri test etmekle kalmayacak, aynı zamanda uzaydaki bilimsel araştırma sınırlarını da zorlayacak.

AY'IN GÖRÜLMEMİŞ YÜZÜ İNSAN GÖZÜYLE KEŞFEDİLECEK
Yaklaşık 10 gün sürecek bu olağanüstü yolculuk boyunca Artemis 2 mürettebatı, bugüne dek yalnızca robotik görevlerle incelenmiş olan Ay'ın uzak yüzünü çıplak gözle gözlemleyecek. NASA'nın Ay Bilimleri Lider Yardımcısı Jacob Richardson'a göre bu görev, hem bilim camiası hem de insanlık tarihi için eşsiz bir fırsat sunuyor. Apollo görevlerinde, iniş güvenliği ön planda tutulduğu için Ay'ın aydınlık yüzeyine odaklanılmış, bu da Ay yüzeyinin büyük bir kısmının karanlıkta kalmasına neden olmuştu. Ayrıca Apollo kapsüllerinin Ay'a daha yakın bir irtifadan bakabildiği belirtildi.
ORION YÖRÜNGESİNDEN BÜYÜK AY KEŞİFLERİ
Artemis 2 görevinde ise durum tamamen farklı olacak. Orion uzay aracı, Ay'a yaklaşık 6.900 kilometre mesafeden geçiş yapacak. Bu yüksek irtifa, Ay'ın uzak yüzünün önemli bir bölümünün Güneş ışığıyla aydınlanmasını sağlayacak. Böylece astronotlar, insan gözünün daha önce hiç görmediği devasa bölgeleri tek bir bakışla inceleyebilecek. Görev ekibinde Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch (NASA) ve Jeremy Hansen (Kanada Uzay Ajansı) yer alıyor. Mürettebat, öncelikli gözlem bölgelerini uçuşun ilk günlerinde belirleyecek. Mare Orientale gibi genç ve iyi korunmuş çarpma havzaları ile Ay'ın en büyük ve en eski çarpma kraterlerinden biri olan South Pole, Aitken Havzası, olası gözlem hedefleri arasında bulunuyor. Bu bölgelerdeki gözlemler, Ay'daki büyük çarpma olaylarının nasıl şekillendiği ve bu gizemli kraterin yaşı gibi konularda yeni bilgiler sunabilir. Artemis 2'nin başarısı, Ay'a inişi hedefleyen Artemis 3 görevi için de kritik bir öneme sahip ve 2027'den sonraya sarkabileceği konuşulan Artemis 3 için bir dönüm noktası teşkil edecek.


