Instagram'ın genç kullanıcılarını korumak için temel güvenlik araçlarını neden bu kadar geç hayata geçirdiği, bir federal davada açılan ifade tutanağında ortaya çıktı. Savcılar, Instagram'ın başkanı Adam Mosseri'nin, şirketin 2018'de özel mesajlardaki risklerin farkında olduğunu gösteren bir e-posta zincirine rağmen, çıplaklık filtresi gibi bir özelliği 2024'e kadar geciktirmesini sorguladı.
2018'DEN BERİ BİLİNEN RİSKLER
Açılan ifadeye göre, Mosseri, Ağustos 2018'de Meta'nın baş bilgi güvenliği sorumlusu Guy Rosen ile yaptığı bir e-posta yazışmasında, Instagram özel mesajlarında "korkunç" şeylerin olabileceğinden bahsetmişti. Davanın avukatı, bu korkunç şeylerin arasında uygunsuz fotoğrafların da olduğunu belirtti ve Mosseri bu durumu kabul etti. Meta, bu risklere rağmen, ebeveynlere mesajlaşma sisteminin izlenmediğini bildirmek yerine, sadece çocuk cinsel istismarı materyallerini kaldırmakla yetindi.
GENÇ KULLANICILARDA ENDİŞE VERİCİ İSTATİSTİKLER
İfade, Instagram'daki zararlı faaliyetlere dair yeni istatistikleri de ortaya koydu. Ankete katılan 13-15 yaş arası kullanıcıların %19,2'si, Instagram'da görmek istemedikleri çıplaklık veya cinsel içerikli görüntüler gördüklerini belirtti. Ayrıca, 13-15 yaş arası kullanıcıların %8,4'ü, son yedi gün içinde Instagram'da birinin kendine zarar verdiğini veya vermekle tehdit ettiğini gördüklerini ifade etti. Mosseri, şirketin insanların mahremiyet ilgisi ile kendi güvenlik çıkarları arasında bir denge kurmaya çalıştığını söyledi.
BÜYÜK TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE YÖNELİK DAVALAR ARTIYOR
Mosseri'nin ifadesi, büyük teknoloji şirketlerini gençlere zarar vermekle suçlayan birkaç davanın bir parçası olarak verildi. Kaliforniya'nın Kuzey Bölgesi'ndeki ABD Bölge Mahkemesi'nde görülen bu özel dava, sosyal medya platformlarının ekran süresini maksimize edecek şekilde tasarlandığını ve bu durumun gençlerde bağımlılık davranışını teşvik ettiğini iddia eden davacıları içeriyor. Davalılar arasında Meta, Snap, TikTok ve YouTube (Google) bulunuyor. Benzer davalar Los Angeles İlçe Yüksek Mahkemesi'nde ve New Mexico'da da devam ediyor. Davaların avukatları, büyük teknoloji şirketlerinin en genç kullanıcılarını etkileyen potansiyel zararlar yerine, kullanıcı büyümesi ve artan etkileşim ihtiyacını önceliklendirdiğini kanıtlamayı umuyor.



