İran, ABD'nin sunduğu savaşın sona erdirilmesine yönelik teklifi aşırı bularak, bu konuda ABD Başkanı Trump'ın değil, bizzat kendilerinin belirleyici olacağını net bir dille ifade etti.
MASAYA OTURMANIN İLK ŞARTI SALDIRILARIN DURMASI
Tahran yönetimi, ülkenin savunma politikasından taviz verilmeyeceğini vurgulayarak, bölgesel talepler tam olarak karşılanana dek askeri operasyonların ve çatışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, ABD yönetimi geçici bir ateşkes süresi boyunca kapsamlı bir anlaşmayı müzakere etmeyi planlıyordu. Ancak İranlı üst düzey bir yetkili, herhangi bir diplomatik çözüm veya savaşın sona ermesi için öncelikli şartın mevcut saldırıların ve suikastların derhal durdurulması olduğunu dile getirdi. Bu durum, sahada silahlar susmadan kapsamlı bir anlaşmanın müzakere edilmesine kapıları kapattı.
ABD'NİN TEKLİFİ VE İRAN'IN REDDİ
ABD ve İsrail medyası, ABD'nin İran'a savaşı sona erdirmek için 15 maddelik bir plan sunduğunu bildirmişti. Bu planın büyük ölçüde Trump yönetiminin Tahran'dan talep ettiği şartlara dayandığı belirtilmişti. Plan kapsamında, İran'ın nükleer tesislerini sökmesi, zenginleştirme faaliyetlerine son vermesi, balistik füze çalışmalarını askıya alması, vekil güçlere desteğini kesmesi ve Hürmüz Boğazı'nı trafiğe açması gibi maddeler yer alıyordu. Buna karşılık, İran'ın nükleer programıyla bağlantılı yaptırımların kaldırılması ve sivil nükleer programa destek sağlanması öngörülüyordu. Ancak İran, ABD Başkanı Trump'ın böyle bir anlaşmaya varıldığı yönündeki açıklamalarını reddetmişti. İran Dışişleri Bakanlığı ve ordusu, iki ülke arasında görüşme yapıldığı ve 15 maddelik planın ele alındığı iddialarını yalanlamıştı. İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı bir sözcü, "Başarısızlığınızı bir anlaşma olarak sunmaya çalışmayın. Bizim gibiler, sizin gibilerle asla uzlaşamaz. Ne şimdi ne de sonra" şeklinde sert bir tepki göstermişti. İsrail basını ise ABD ve İran'ın muğlak şartlarla hızlı bir anlaşmaya ulaşma senaryosunun İsrail liderlerinin uykusunu kaçırdığını ve savaşın sona ermesinin İran'ın fiilen üstün çıkması riskini oluşturduğunu iddia etmişti.



