İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında yasa dışı yerleşimleri inşa etme, genişletme ve bölgeyi Yahudileştirme politikası, çeşitli dernek ve hareketler aracılığıyla sistematik bir şekilde sürdürülüyor. Bu durum, Birleşmiş Milletler'in de yasa dışı olduğunu belirttiği yerleşimlerin, uluslararası alanda kabul gören "iki devletli çözüm" ihtimalini baltaladığı yönündeki endişeleri artırıyor.
GASBEDİLEN TOPRAKLARDA YASA DIŞI YERLEŞİMLERİN BAŞLANGICI
İsrail, 1948'de Filistin toprakları üzerinde kurulduktan sonra, özellikle 1967 Altı Gün Savaşı'nın ardından Batı Şeria'da yerleşim projesini başlattı. "Allon Planı" olarak bilinen bu proje, "askeri ve güvenlik amaçları" adı altında Filistin topraklarına el konulmasını hedefliyordu. Projenin temel amaçları arasında dini, tarımsal ve endüstriyel gerekçelerle Yahudilerin Batı Şeria'ya yerleştirilmesi ve Filistin yer altı sularının kontrol edilmesi yer alıyordu. Bu plan, İsrail'in varlığını güvence altına alma bahanesiyle stratejik öneme sahip bölgelerde "güvenli sınırlar" oluşturmayı ve yerleşim birimlerini genişletmeyi amaçlıyordu.
İŞGALİ GÜÇLENDİREN DÖRT BÜYÜK YAHUDİLEŞTİRME HAREKETİ
İsrail'de bu alanda faaliyet gösteren ve işgal altındaki Filistin topraklarını Yahudileştirmeyi amaçlayan dört büyük hareket öne çıkıyor: Guş Emunim Hareketi, Amana Hareketi, Nahala Hareketi ve Elad Hareketi. Guş Emunim, "Büyük İsrail Toprağı" idealiyle Batı Şeria'da mümkün olan en geniş alana yerleşim birimleri inşa etmeyi hedefliyor. Amana ise yeni yerleşimler kurma ve mevcut olanları geliştirme misyonuyla dağlık alanları "tek toprak rezervi" olarak görüyor. Nahala Hareketi, mevcut yerleşimlerin etkisini genişletmeye ve işgal altındaki Batı Şeria'nın mümkün olan en geniş alanında yeni Yahudi yerleşim birimleri kurmaya odaklanıyor. Elad Hareketi ise özellikle Doğu Kudüs'te Yahudileştirme ve Filistinlilerin kimliğini dönüştürme faaliyetlerini destekleyerek, Silvan Mahallesi'ndeki Filistinli sakinleri mülksüzleştirmeyi amaçlıyor. Bu hareketler, İsrail hükümetinin çeşitli kurumlarından ve aşırı dinci siyasi partilerden açık destek alıyor ve Filistin halkının topraklarındaki varlığını reddediyor. Son iki yılda Batı Şeria'daki saldırılarını ve ihlallerini yoğunlaştıran İsrail, bu yerleşim faaliyetleriyle fiilen Batı Şeria'yı ilhak etme yolunda ilerliyor.



