İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki İSKİ'ye yönelik mali suçlar soruşturması kapsamında yeni ve çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Tampa Maden'in sahibi Muhittin Erusta, bir maden arazisinin rehabilitasyon projesi için İSKİ'den olumlu görüş almak isterken kendisinden rüşvet istendiğini ve bu süreçte tehdit edildiğini belirtti.
RÜŞVET TALEPLERİ VE TEHDİT İDDİALARI
Erusta'nın iddialarına göre, Pendik Kurnaköy'de bulunan bir maden arazisinin ağaçlandırılarak devlete teslim edilmesi projesi için tüm kamu kurumlarından izin almasına rağmen İSKİ'den olumlu görüş alınamadı. İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy, Genel Müdür Yardımcısı Begüm Çelikdelen ve Asya Havza Koruma Şube Müdürü Canan Aslan'ın kendisini rüşvet vermeye yönlendirdiğini ileri süren Erusta, 2025 yılı başında gerçekleşen bir görüşmede Adem Şanlısoy'un kendisini Fatih Keleş'e yönlendirdiğini söyledi. Erusta, belgeyi sunmasına rağmen Şanlısoy'un "Hangi yazıyı getirirse getirsin biz bu yazıyı vermeyeceğiz" dediğini aktardı. Daha sonra ise Fatih Keleş ve Ekrem İmamoğlu adına kendisinden 450 bin dolar rüşvet istendiğini öne sürdü. Bu duruma tepki gösteren Erusta, Begüm Çelikdelen'e sorduğunda ise "Ekrem Başkan’ın kesin ve kesin talimatı var. Bu yazı verilmeyecek" yanıtını aldığını iddia etti.
AİLEM TEHLİKEDE, BEN DE TEHDİT EDİLİYORUM
Muhittin Erusta, bu iddialarının ardından tehdit edildiğini, ailesinin ve kendisinin hayatının risk altında olduğunu söyledi. CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır'ın kendisini hedef göstererek "mafya ilan ettiğini" belirten Erusta, Başarır hakkında 1 milyon liralık tazminat davası açtığını dile getirdi. Erusta, "İmamoğlu ve CHP tarafı beni tehdit ediyor. Ailem tehdit altında." şeklinde konuştu.
İNTİHAR GİRİŞİMİ İDDİALARI YALANLANDI
Öte yandan Erusta, ağustos ayında Çağlayan Adliyesi'ndeki intihar girişimiyle ilgili de bir açıklama yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İBB iddianamesinde yer alan bir gizli tanığın intihar girişiminde bulunduğu yönündeki açıklamasının doğru olmadığını savundu. Erusta, intihar girişiminde bulunan kişinin gizli tanık olmadığını, kendi evrak takipçisi ve çalışanı olduğunu, hem kendisinin hem de çalışanının her taraftan hedef gösterildiğini belirtti. Bu durumun kendisinin İstanbul'da köşe kapmaca oynamasına ve çalışanının ise ailesinin yanına gidememesine neden olduğunu ifade etti.



