Bıçakla kesilmiş gibi dik yükselen kayalar, üzerini kaplayan parlak yeşil yosunlar ve ortasından akan kan kırmızısı bir nehir... Burası, İskoçya'nın en büyüleyici doğa harikası olan Finnich Glen, halk arasında bilinen adıyla: "Şeytanın Kürsüsü."
RENK CÜMBÜŞÜ VE EFSANELER
Bu kanyonun bu kadar özel ve biraz da "tekinsiz" kılan unsurlar nelerdir? İlk bakışta nehir, renginden dolayı korkutucu görünse de suyun bu sıra dışı kızıl rengi, nehir yatağını oluşturan kırmızı kumtaşlarından kaynaklanıyor. 30 metre derinliğindeki kanyonun zümrüt yeşili yosunlarıyla birleştiğinde, ortaya dünyada eşi benzeri olmayan bir renk cümbüşü çıkıyor. Kanyonun tam kalbinde, sudan yükselen mantar şeklinde garip bir kaya bulunuyor. Efsaneler burada devreye giriyor: Bir rivayete göre Şeytan, insanlara bu kayanın üzerinden seslenirmiş. Başka bir efsaneye göreyse burası, antik Druid rahiplerinin gizli toplantı yeri veya cadıların büyü yaptığı bir sunaktı.
ULAŞIM SORUNLARI VE TURİST AKINI
Kanyonun güzelliği kadar ulaşımı da meşhur. Aşağıya inmek için 1860 yılında inşa edilen "Şeytan Merdivenleri" kullanmak zorundasınız. Bu merdivenler dar, kaygan ve zamanla tahrip olmuş durumda. Yanlış bir adım, ciddi yaralanmalara yol açabiliyor. Ünlü dizi Outlander’ın bazı sahneleri burada çekilince, bölge bir anda turist akınına uğradı. Ancak yetkililer, buranın hazırlıksız turistler için uygun olmadığını vurguluyor. Uygunsuz ayakkabı ve dikkatsizlik yüzünden bölgede sık sık kurtarma operasyonları yapılıyor. Eğer yolunuz İskoçya'ya düşerse, bu doğa harikasını görmek isteyebilirsiniz; ancak sağlam bir ayakkabı giymeyi ve efsanelere kulak asmamayı unutmayın.



