İsrail merkezli savunma haber sitesi IDSF'de yayımlanan Emekli Yarbay Yaron Buskila imzalı bir analiz, Türkiye'nin Gazze Barış Kurulu'na katılımının Tel Aviv için stratejik bir tehlike oluşturduğunu ortaya koyuyor.

TEL AVİV İÇİN BÜYÜYEN TEHLİKE
Buskila, ABD'nin Türkiye'yi bu sürece dahil etmesinin tarafsız bir adım olmadığını, aksine İsrail'in geleceğini şekillendirecek stratejik bir tehdit barındırdığını savunuyor. Analize göre, Türkiye'nin Hamas üzerindeki nüfuzu ve İsrail karşıtı sert söylemleri, bölgede büyüyen bir Müslüman ekseninin oluşmasına yol açıyor. Bu durumun Tel Aviv'i köşeye sıkıştırdığı ve acil çözüm bulunmazsa her şey için çok geç olabileceği uyarısı yapılıyor.

NETANYAHU HÜKÜMETİNİN ZAAFİ VE TRUMP'IN ROLÜ
Analizde, İsrail'in sürece sessiz kalması ve Başbakan Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump karşısındaki pasif tutumunun en ciddi zaaf olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Buskila, Trump'ın emirlerine uyulmaktan başka çare kalmadığını ve kaderin Ankara'nın eline bırakıldığını ifade ediyor. Barış Kurulu'na Türkiye'nin dahil edilmesinin, İsrail'in siyasi arenadaki başarısızlığının bir yansıması olduğu yorumu yapılıyor.
TÜRK YÜRÜYÜŞÜ SONU MU GETİRECEK?
Tel Aviv'in hızlı hareket etmesi gerektiği vurgulanan analizde, Trump'ın planının İsrail için stratejik bir hataya dönüşmemesi adına acil ve tavizsiz bir düzeltmeye ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Aksi halde, bölgede 'Türk Yürüyüşü'nün devam edeceği ve sonu getireceği ifade ediliyor. Bu gelişmelerin ortasında, ABD'den Tel Aviv'e kritik bir ziyaretin gerçekleşeceği ve Netanyahu'nun bu konudaki rahatsızlığını dile getireceği öne sürülüyor. Ayrıca, Washington'ın Türkiye konusunda İsrail'i hayal kırıklığına uğrattığı ve Netanyahu'dan intikam aldığı iddiaları da analize yansıyor.


