Gazze'de Cumartesi günü İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılarda en az 23 Filistinli hayatını kaybetti. Bu saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış planının imzalanmasının ardından başlayan ateşkes dönemindeki en kanlı olaylardan biri olarak kayıtlara geçti.
Ateşkes İhlali İddiaları ve Karşılıklı Saldırılar
İsrail, Hamas'ı ateşkesi ihlal etmekle suçlayarak Gazze genelinde çeşitli noktalara hava saldırıları düzenledi. Saldırıların hedef aldığı yerler arasında Gazze Şehri'ndeki bir apartman dairesi ve Han Yunus'taki bir çadır kampı bulunuyordu. Şifa Hastanesi Müdürü Muhammed Ebu Selmiya, hava saldırılarının Gazze Şehri'ndeki bir polis karakolunu da vurduğunu ve bu saldırıda en az 11 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Hayatını kaybedenler arasında iki farklı aileden iki kadın ve altı çocuğun da yer aldığı belirtildi.
Sınır Kapısının Açılması ve Ateşkesin Geleceği
Yaşanan ölümler, Mısır sınırındaki Refah sınır kapısının açılmasından sadece bir gün önce gerçekleşti. Savaş boyunca kapalı tutulan bu sınır kapısı, Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması açısından büyük önem taşıyor. Kapının sınırlı bir şekilde açılması, ABD arabuluculuğundaki ateşkesin ikinci aşamasının ilk önemli adımı olarak görülüyor. Bu aşamada sınırların yeniden açılmasının yanı sıra Gazze'nin silahsızlandırılması ve yeniden inşa için yeni bir hükümet kurulması gibi hassas konular da ele alınacak. Ancak Cumartesi günü yaşanan can kayıpları, ateşkes anlaşması ilerlese dahi Gazze'deki şiddetin ve can kaybının devam ettiğini gözler önüne seriyor. Hamas yönetimi, bu saldırıları İsrail'in ateşkesi yeniden ihlal etmesi olarak değerlendirirken, İsrailli askeri yetkililer saldırıların bir önceki gün yaşanan ateşkes ihlallerine bir yanıt olduğunu savundu.



