İsrail basını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin bölgesel etkisini ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gücünü mercek altına alan bir belgesel yayınladı. İsrail'in Kanal 14'ünde (C14) yayınlanan ve Dror Balazada imzalı "Sultan Erdoğan" adlı belgeselin ikinci bölümü, Gazze'nin geleceği ve olası bir Türk askeri varlığı üzerine tartışmalara sahne oldu.

GAZZE'DE TÜRK ASKERİ VARLIĞI TARTIŞMALARI
ABD Başkanı Donald Trump'ın barış planı çerçevesinde Türk askerinin Gazze Şeridi'nde barış gücü olarak görev alması ihtimali, İsrailli yorumcular arasında sert tepkilere yol açtı. Belgeselde görüşlerine yer verilen Türkiye uzmanı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak, Türk askerinin Gazze'ye girmesinin İsrail için "stratejik bir hata" olacağını savundu. Yanarocak, TSK'nın görev yaptığı bölgelerde kalıcı istikrar sağlama yeteneğini "endişe verici" olarak nitelendirerek, Türk ordusunun kararlılığına dair dikkat çekici itiraflarda bulundu.

TÜRK ORDUSUNUN BÖLGESEL ETKİSİ VE TEHDİTLER
Belgeselde ayrıca Türkiye'nin sınır ötesi operasyonları, Irak ve Suriye'de terör koridorunu parçalaması, Libya ile yapılan anlaşmalar ve Somali ile Katar'daki askeri üsleri, İsrail'in çıkarlarına yönelik tehditler olarak yorumlandı. Uzmanlar, Türk askerinin bölgeye girmesinin İsrail için kabul edilemez olduğunu belirterek, "Erdoğan'ın Gazze'de en nihayetinde istediği şey sahada asker bulundurmak. Bu durum sonunda kendimizi Türk güçleriyle çatışmalar içinde bulmamıza yol açabilir" değerlendirmesinde bulundu. Bir başka uzmanın "NATO ve Batı, Rusya'nın meydan okuması nedeniyle Türkiye'ye çok muhtaç" yorumu da dikkat çekti. Belgesel, olası bir Türkiye-İsrail çatışması senaryolarını da ele alarak, "Türkiye'nin Orta Doğu'nun her yerinde bize yaklaşmaya çalışma, bir nevi 'ezip geçme' girişiminin devamı olacaktır" şeklinde yorumlar içerdi. Son olarak, Türkiye'nin Suriye'deki radar sisteminin İsrail topraklarının tamamını gözetim altında tuttuğu ve bu durumun İsrail'in hareket özgürlüğü için önemli bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.


