İsrail'in yıllardır hayalini kurduğu ve Tevrat'taki "Büyük İsrail" anlatısına dayanan Davut Koridoru planı, sahadaki askeri ve siyasi dengelerin değişmesiyle büyük bir darbe aldı. Golan Tepeleri'nden başlayıp Irak'a kadar uzanması planlanan bu hat, bölgenin en zengin doğal kaynaklarını ve stratejik geçiş noktalarını kontrol altına almayı hedefliyordu.
Bölgenin Kaynakları İsrail'in Elinden Kayıyor
Davut Koridoru'nun geçtiği Deyrizor bölgesi, Suriye'nin petrol ve doğal gaz rezervlerinin büyük bir kısmını barındırıyor. El-Ömer, Tanak ve Koniko gibi sahalar, Suriye petrol üretiminin ana kaynağı. Ayrıca, Fırat ve Suriye'nin en büyük su havzaları ile Tişrin Barajı gibi kritik enerji ve su kontrol noktaları da bu hat üzerinde yer alıyor. İsrail'in bu noktalarda kontrol sağlaması, Suriye'nin gıda ve enerji güvenliğini tehdit edecekti. Ancak, Suriye ordusunun YPG/SDG hattına askeri takviye göndermesi ve bölgedeki güç dengelerinin değişmesi, İsrail'in bu stratejik hedeflerine ulaşmasını engelliyor.
Azınlıklar Üzerinden Nüfuz Kurma Stratejisi de Çöktü
İsrail'in Davut Koridoru planı, sadece doğal kaynakları kontrol altına almakla kalmayıp, aynı zamanda Suriye'yi parçalayarak azınlıklar üzerinden nüfuz kurma stratejisinin de bir parçasıydı. Ancak, sahadaki askeri dengelerin değişmesi, bu stratejinin de ağır bir darbe almasına neden oldu. Bu gelişmeler yaşanırken, Suriye ordusunun terörist başı Öcalan'ın posterini paramparça etmesi de dikkat çekici bir gelişme olarak kayıtlara geçti.



