Gazze'deki soykırımcı politikaları, Lübnan'daki katliamları ve komşu ülkelerdeki işgalci eylemleriyle bilinen İsrail, uluslararası hukuku hiçe sayarak bir yandan da diplomatik bir kuşatma altına giriyor. Son haftalarda başta Avrupa ve Asya olmak üzere birçok ülkeyle "diplomatik kavgalar" yaşayan işgalci güç, her geçen gün yalnızlaşıyor.
İSPANYA VE İTALYA İLE KRİZ BÜYÜYOR
İsrail askerlerinin Lübnan'da görev yapan BM Barış Gücü'ne (UNIFIL) bağlı bir İspanyol askerini alıkoyması ve bir İtalyan konvoyuna ateş açması, iki Avrupa ülkesiyle ilişkilerde yeni bir krizi tetikledi. İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto bu eylemleri kabul edilemez bulurken, Dışişleri Bakanı Antonio Tajani "İkinci bir Gazze istemiyoruz" diyerek gerilimin artmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Roma yönetimi, İsrail büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak resmi protestosunu iletti. Benzer bir tepki Madrid'den de geldi; İspanya hükümeti yaşananları "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.
FRANSA VE GÜNEY KORE DE HEDEFTE
İşgalci güç, Fransa'yı da kendisine karşı "düşmanca bir tutum" sergilemekle suçlayarak tüm savunma tedarikini durduracağını açıkladı. İsrail Savunma Bakanlığı Genel Müdürü Tümgeneral Amir Baram, bu kararın İsrail'e karşı adım atan ülkelerle iş birliğini azaltmaya yönelik daha geniş bir politikanın parçası olduğunu belirtti. Fransa Başbakanı Sebastian Lecornu ise İsrail'e halihazırda silah satmadıklarını söyleyerek bu çıkışa yanıt verdi. Öte yandan, İsrail, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik şiddeti eleştiren bir videoyu paylaşması üzerine de "düzeltme" talebinde bulunarak ilişkileri germişti. Lee Jae Myung, İsrail'in kendi güçlerine yönelik hak ihlali iddiaları konusunda "özeleştiri yapmadığını" savunmuştu.



