DÜNYA
Yayınlanma : 02 Mart 2026 06:57

İsrail’in Türkiye’ye saldırma planı, petrol ve caydırıcılık üzerine kurulu

İsrail’in Türkiye’ye saldırma planı, petrol ve caydırıcılık üzerine kurulu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları, İsrail’in Türkiye’ye yönelik olası saldırılarının arkasındaki petrol ve caydırıcılık stratejisini ortaya koyuyor.
İsrail’in Türkiye’ye saldırma planı, petrol ve caydırıcılık üzerine kurulu

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr - 2025’in haziranında yaşananlar, İran ve İsrail arasında 12 günlük bir savaştan daha fazlasıydı. İki ülke arasındaki gerilim, 2026’nın şubatında yaşananlarla değerlendirildiğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Komşumuz İran'a yönelik Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan ABD-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz” sözleri daha da çarpıcı hale geliyordu. Bu durum, ABD ve İran arasında gibi görünen savaşın aslında İsrail ile İran arasında olduğunu gösteriyordu. İleri teknolojiye sahip olan İsrail, İran’ın nükleer gücünden duyduğu korkuyla, saldırgan tutumunu diğer ülkeler üzerinde sürdürmekte ve çevresindeki ülkeleri tehdit olmaktan çıkarmak için saldırgan bir strateji izlemektedir.

İSRAİL'İN STRATEJİK HESAPLAMALARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Türkiye üzerindeki emellerine de her fırsatta dikkat çekiyor. Ancak, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Türkiye’ye yönelip yönelmeyeceği tartışma konusu. Türkiye’nin NATO üyesi olması ve güçlü bir ticaret ağına sahip olması, İsrail’in hesaplarını bozabilecek unsurlar arasında. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şebnem Udum, bu durumu Milliyet.com.tr’ye değerlendirdi.

NÜKLEER GÜCÜN CAYDIRICI ROLÜ

Doç. Dr. Şebnem Udum, 'ikinci vuruş' yeteneği üzerine yaptığı açıklamalarda, nükleer silahların caydırıcı olmasının önemine vurgu yaptı. Nükleer silahların her devlet için aynı anlama gelmediğini belirten Udum, İsrail’in coğrafi konumu nedeniyle 'ikinci vuruş' yeteneğinin kısıtlı olduğunu ifade etti. Bu durum, İsrail'in İran gibi ülkelerden gelen tehditlere karşı nasıl bir strateji geliştireceğini belirliyor. İkinci vuruş yeteneğinin olmaması, İsrail için büyük bir zayıflık olarak değerlendiriliyor. Udum, buna ek olarak, nükleer silahların İsrail için 'yok oluş' anlamına gelebileceğini ifade etti.