İşgalci İsrail güçleri, Ramazan ayından bu yana Mescid-i Aksa'yı Müslümanların ibadetine kapalı tutmaya devam ediyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından başlayan karşılıklı misillemeler, 'güvenlik' gerekçesiyle kutsal mabede erişimin engellenmesine zemin hazırlıyor. Filistinlilerin yaşamını her alanda kuşatan İsrail, Aksa'yı kapalı tutarak mescidin altında yürütülen kazı çalışmalarını hızlandırıyor.
TAPINAK ÖRGÜTLERİ İŞ BAŞINDA
Kudüslü araştırmacı Ali İbrahim, Mescid-i Aksa'nın kapatılmasının temel nedeninin, işgalcilerin mescidin altındaki kazı çalışmalarını hızlandırma isteği olduğunu belirtti. İbrahim, mescidi yıkma veya yapısına zarar verme planlarının kökeninin 1967'de Doğu Kudüs'ün işgaline kadar uzandığını ifade etti. 1984'te işgal polisinin, 'Gush Emunim' örgütü üyelerinin Kubbetü's-Sahra'yı tüneller aracılığıyla patlatmayı planladığını ortaya çıkardığını hatırlattı. Bugünkü durumun buna benzediğini, ancak şu an bölgesel savaşın devam ettiğini ve işgal güçlerinin bu ortamdan faydalandığını söyledi. Ayrıca, 'Tapınak örgütleri' ve aşırılık yanlısı grupların Aksa'nın yıkılması yönünde propaganda yürüttüğünü, fotoğraf manipülasyonları ve yapay zekâ kullanılarak sahte görüntüler üretildiğini ekledi.
SİNAGOG VE MÜZELERE DÖNÜŞEN TÜNELLER
Ali İbrahim, kazı çalışmalarının geniş bir alana yayıldığını ve özellikle Silvan beldesi altındaki güney hattında yoğunlaştığını açıkladı. Eylül 2025'te ABD Dışişleri Bakanı'nın katılımıyla açılan 'Hac Yolu Tüneli'nin bu projelerin en büyüklerinden biri olduğunu kaydetti. Mescid-i Aksa'nın altında ve çevresinde onlarca tünel bulunduğunu, bunlardan birinde 21 Mayıs 2023'te işgal hükümetinin toplantı yaptığını belirtti. Bu tünellerin bir kısmının sinagoga, bir kısmının müzeye dönüştürüldüğünü ve tamamının işgal güçlerinin 'Davut Şehri' olarak adlandırdığı büyük bir yapı ağı içinde birbirine bağlandığını ifade etti.
YAHUDİLEŞTİRME AĞI VE TEHLİKELER
İbrahim, kazıların Filistinlilerin evlerinin ve mahallelerinin altından geçecek şekilde genişletildiğini vurguladı. Güneybatı hattındaki kazıların en büyük hat olduğunu, Silvan beldesinden başlayıp Mescid-i Aksa'nın batı duvarını geçip Burak Duvarı meydanına kadar uzandığını açıkladı. Kuzey hattındaki kazıların ise Şam Kapısı'na ve Halil Kapısı'na yönelerek Eski Şehir'i tek bir Yahudileştirme ağına bağlamayı hedeflediğini söyledi. Mescid-i Aksa altındaki kazıların en tehlikeli çalışmalar olduğunu, bunların yalnızca mescidi değil, Eski Şehir'in tamamını tehdit ettiğini ve Filistinlilerin evlerinde çatlaklar ve zemin çökmelerine neden olduğunu belirtti. İsrail'in, Aksa'da Ürdün'e bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin bakım çalışmalarını engellediğini ve restorasyon faaliyetlerini durdurduğunu ekledi.



