İsrail'in, soykırımlarına ve Gazze'ye uygulanan ablukaya karşı yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Aralarında İngiliz, Suudi Arabistanlı, Faslı, Türk, Tunuslu ve Ürdünlü aktivistlerin de bulunduğu 59 kişi, İsrail devletinin alıkoyma sürecinde sistematik insan hakları ihlallerine maruz kaldıklarını bildirdi.
FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK İŞKENCE ANILARI
Aktivistlerin ifadeleri, askeri operasyonun yanı sıra psikolojik ve fiziksel işkence, ırkçı aşağılama ve cinsel şiddet iddialarını da gündeme taşıdı. Ortak vurgu, İsrail'in uluslararası hukuku çiğneyerek açık denizlerde gemilere baskın yapması, sivillere yönelik acımasız muameleleri, yağma ve zorla belge imzalatma gibi eylemleriydi. Bu ifadeler, İsrail'in devlet eliyle ırkçılığı ve İslamofobi'yi kurumsallaştırdığına dair çarpıcı kanıtlar sunuyor.
GÖZALTINDA YAŞANAN TRAVMALAR
New York Times Gazetesi İnternet Yayın Yönetmeni Ersin Çelik, gemide yaşadıklarını detaylandırarak tacizlerin başladığı anı anlattı. Girit açıklarında 'drone'larla yapılan tacizler ve bombalı saldırıların ardından geminin sabote edildiğini belirtti. Çelik, İsrail askerlerinin gemiye çıkarak Starlink uydusunu ve kamerayı kırması, uzun namlulu silahlarla tehdit etmesi, sıvı ihtiyaçlarının dahi karşılanmaması ve küfürlere maruz kalması gibi yaşadığı travmatik deneyimleri gözyaşları içinde aktardı. Ayrıca, cezaevi sürecinde gözlerinin bağlanarak 6 saat boyunca soğuk bir araçta bırakıldığını ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını dile getirdi. Televizyon programcısı Bekir Develi de benzer deneyimleri paylaştı. Dört gün boyunca süren işkence, açlık, susuzluk, arkadan kelepçelenme, namaz kılmaya izin verilmemesi ve saatlerce beton zemine yüzüstü bekletilme gibi yaşadıklarını anlattı. Develi, birçok yetkili hakkında suç duyurusunda bulundu. Tunuslu aktivist Abdallah Mesaaoudi, 20 saat boyunca el ve gözleri bağlı bekletildiğini, kafes benzeri araçlarda 3,5 saat yolculuk yaptırıldığını ve uyutmamak için köpeklerle baskın yapıldığını belirtti. Kadın aktivist Evie Rose Snedker ise cinsel şiddet ve çıplak arama iddialarını dile getirdi. Bu yaşananlar, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe saydığını ve insanlık dışı muameleler sergilediğini bir kez daha gözler önüne serdi.



