KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, elli yılı aşkın süredir devam eden federal temelli müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlandığını belirterek, Kıbrıs'ta çözüm için sahadaki gerçekleri esas alan yeni bir yaklaşımın zamanının geldiğini ifade etti.
BM'DE AÇIKLAMALAR
Tatar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile BM Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından açıklamalarda bulundu. Görüşmeyi yapıcı ve samimi olarak nitelendiren Tatar, BM 80. Genel Kurul toplantılarının bu yılın en kritik toplantılarından biri olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk halkının Orta Doğu'daki talihsiz gelişmeleri ve özellikle İsrail'in Filistin'de işlediği soykırımı derin endişeyle takip ettiğini vurguladı. Filistin Devleti'nin resmen tanınması ve iki devletli çözümü destekleme yönündeki kararları memnuniyetle karşıladıklarını belirten Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında KKTC'yi desteklemesi ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan insanlık dışı tecride son verilmesi çağrısı için teşekkür etti.
GÜVEN İNŞASI VE İŞBİRLİĞİ VURGUSU
Mart ve temmuz aylarında Kıbrıs Rum tarafı ile yapılan görüşmelerde, iki taraf arasında güven inşa etmek ve yeni girişimlerde bulunmak konusunda anlaşmaya varıldığını hatırlatan Tatar, bugün BM Genel Sekreteri'nin himayesinde yapılacak üçlü toplantıya iyi niyet ve iyimserlikle yaklaşacağını söyledi. Görüşmelerin yeni sınır geçişleri, ara bağlantısallık, elektrik ve su gibi konularda somut ilerleme sağlanmasına zemin hazırlamasını umduğunu belirten Tatar, bu adımların günlük yaşamı iyileştireceğini ve ada genelinde halklar arası iletişimi güçlendireceğini ifade etti. Temel mesajının, Kıbrıs'taki iki halkın acilen kültürel bir işbirliği yaratması gerektiği olduğunu vurgulayan Tatar, elli yılı aşkın süredir federal temelli müzakerelerin hepsinin başarısızlıkla sonuçlandığını yineleyerek, sahadaki gerçekleri dikkate alan yeni bir yaklaşımın zamanının geldiğini belirtti. Kıbrıs adasında, her biri kendi demokratik kurumlarına, kimliğine ve özlemlerine sahip iki halk bulunduğunun altını çizen Tatar, herhangi bir çözümün sürdürülebilir olması için egemen eşitliklerine ve uluslararası statülerine dayanması gerektiğini söyledi. İki taraf arasında, özellikle bireysel ticaret, halk sağlığı, çevre ve kaynak yönetimi alanlarında işbirliğinin ortak öncelik haline gelmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Tatar, iklim değişikliği, salgınlar ve enerji güvenliği gibi zorlukların siyasi bir çözüme ulaşılana kadar işbirliğini zorunlu kıldığını belirterek, Ada'da eşitlik, onur ve karşılıklı saygı temelinde etkileşimi teşvik eden yapıcı düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.



