Star Haber’den Canan Yıldırım’ın haberine göre, ev sahibi ve kiracı arasındaki anlaşmazlıklar her geçen yıl artarken, kiralama süreçlerinde talep edilen şartlar da giderek ağırlaşıyor.

PEŞİN KİRA, KEFİL DERKEN ŞİMDİ DE SENET DÖNEMİ
Peşin kira, kefil, sabıka kaydı ve hatta banka hesap özeti gibi taleplerin yaygınlaştığı kiralama piyasasında, son dönemde ev sahiplerinin 12 aylık kira sözleşmesinin her ayı için ayrı bir senet istemesi dikkat çekiyor. Bu durum, kiracılar üzerinde hem ekonomik hem de psikolojik bir baskı oluşturuyor. Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Ali Güvenç Kiraz, ev sahiplerinin kira borcunu garanti altına almak amacıyla senet talep edebileceğini ve Yargıtay’ın bu talebi hukuka aykırı bulmadığını belirtiyor. Ancak Kiraz, depozito için verilen senedin üç aylık kira bedelini geçemeyeceği ve bu sınırın aşılması halinde senedin geçersiz olacağı konusunda önemli bir uyarıda bulunuyor. Ayrıca, demirbaşlar, eşyalar veya apartman aidat borçları gibi başka alacak kalemleri için senet düzenlenmesinin zorunlu olmadığını vurguluyor.

KİRACILAR İÇİN RİSKLER VE UZMAN TAVSİYELERİ
Uzmanlara göre, üç aydan fazla senet talebi Türk Borçlar Kanunu'ndaki 'kiracı aleyhine düzenleme yasağı' kapsamına giriyor. Ev sahiplerinin bu artan istekleri, kiracılarda güvensizlik, zorlanma ve hatta ödeme yapmayacak biriymiş gibi hissetme gibi durumlara yol açıyor. Kiracılar, senet imzalamadan önce iki büyük riskle karşı karşıya kalabilir: Hem kira borcunu hem de senet borcunu ödeme riski. Bu nedenle, kira borcuna yönelik verilen senetlerin kira sözleşmesinin içine veya bir ek protokole açıkça ne için verildiği, senet numaraları, tarihleri ve vade tarihlerinin yazılması büyük önem taşıyor. Kiracılar, imza atmadan önce hem sözleşmeyi hem de senetleri dikkatle incelemeli, aksi takdirde aynı borç için iki kez ödeme riskiyle karşılaşabilirler.


