Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı, kamu toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin 2026 yılında 10+6 ve 2027 yılında 4+4 zam teklifini eleştirdi. Kotanlı, bu teklifin kamu çalışanları için kabul edilemez olduğunu ve hüsranla sonuçlanacağını belirtti.
HÜKÜMETİN ZAM TEKLİFİ ELEŞTİRİLDİ
Kotanlı, Memur-Sen'in 2026'da 25+20, 2027'de 20+15 zam teklifine karşılık hükümetin önerisinin komik olduğunu ve kamu çalışanlarıyla alay etmekten öteye geçmediğini söyledi. Ev kiralarının 25 ila 35 bin TL bandında seyrettiği, bir kilo etin 600 TL olduğu ve bir simidin 20 TL'ye ulaştığı günümüzde, bu zam teklifinin sefalet ücreti olduğunu ve kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ayrıca, alınan eylem kararlarının göstermelik olmamasını dile getirdi.
MEMUR-SEN'İN DURUMU DEĞERLENDİRİLDİ
Kotanlı, Memur-Sen'in 8. kez oturduğu toplu sözleşme masasından hükümet karşısında yenik ayrılacağını ve geçmişte benzer tiyatroların yaşandığını hatırlattı. Memur-Sen'in her dönem revize uygulayarak kamu çalışanlarını düşük zamlarla bıraktığını belirten Kotanlı, yetkili konfederasyonun makul bir zam teklifi olmadığı sürece toplu sözleşmeyi imzalamamasını ve hakem heyetine taşımamasını istedi. Hakem heyetine taşınması durumunda işverenin isteğinin yine geçerli olacağını ve TBMM çatısı altında çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Yedi dönemdir toplu sözleşme masasından mağlup ayrılan Memur-Sen'in sekizinci toplu sözleşmeden de mağlup ayrılacağını söyledi. Ayrıca, Memur-Sen'in kamu çalışanları arasında sendikal ayrımcılık yaptığını ve 7. toplu sözleşme maddelerine rağmen YHS'nin kaldırılmadığını, 3600 ek göstergenin verilmediğini ve memur emeklilerinin sefalet maaşına mahkum edildiğini belirtti.
KAMU ÇALIŞANLARININ HAKLARI VURGULANDI
Kotanlı, kendilerini etkili sendika olarak nitelendiren sendikaların kamu çalışanlarını toplu sözleşme masasında nasıl basite aldıklarını ve hükümetin komik zam teklifini revizelerle kabul etmemelerini istedi. Memur-Sen'in kamu çalışanlarının iki yılını daha hükümete ipotek etmemesi gerektiğini, yaşam standartlarını yükseltmek için mücadele vermesi gerektiğini ve hükümete siyasi sponsorluk yaparak üye sayısını artıran bir konfederasyon olmadığını vurguladı. 10+6 ve 4+4 oranlarındaki artışların kabul edilemez olduğunu ve akıllara ziyan bir sendikacılık örneği olacağını dile getirdi.


