Değerli metallerdeki yükseliş dalgası, nitelikli olmayan metallere de sıçradı. Altın ve gümüşle birlikte bakır fiyatları da hızla artış gösterdi. Bu durum, fırsatçıları harekete geçirdi ve hurda fiyatı 550-600 lira olan bakır, külçe halinde 3 bin 500 liraya satılmaya başlandı. Uzmanlar, bu fiyattan alınan bakırların geri satışta 550-600 liraya zor satılacağını belirterek yatırımcıları uyarıyor.
ALIM-SATIM ARASINDA DEV FARK VAR
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, bakırın kilogram fiyatında alım ve satım arasında çok büyük bir fark olduğunu vurguladı. Yıldırımtürk, 'Kilosu 500-600 lira hurdası olan bakırın külçe halinde 3 bin 500 liraya satılması arasında büyük marj var' dedi. Ayrıca, bakırın adil değerinin 1000-1100 lira civarında olduğunu, ancak piyasada 2 bin 500 liraya kadar çıktığını ifade etti.
KDV TUZAĞI: BAŞTAN YÜZDE 20 ZARAR
Bakır külçe alımında en büyük tuzaklardan biri de Katma Değer Vergisi (KDV). Faturalı olarak satın alınan kiloluk külçe bakırlarda yüzde 20 KDV bulunuyor, oysa işlenmemiş külçe altında KDV yok. Bu durum, külçe bakır alanların, aldıkları anda geri satmak istediklerinde yüzde 20 zarar etmelerine neden oluyor. Yıldırımtürk, 'Başlangıçta faturalı külçe bakır aldıklarında anında yüzde 20 zarar ediyorlar' açıklamasını yaptı.
UZMANLARDAN ÇARPICI UYARILAR
Altın üreticisi Murat Köle, hurda fiyatı 500-600 lira olan bakırın külçesinin 3 bin 500 liraya satılmasını 'resmen fırsatçılık' olarak nitelendirdi. Köle, kuyumcuların kiloluk külçe bakırı satın almadığını, oksitlenme nedeniyle muhafazasının zor olduğunu ve finansal okuryazarlığı olmayanları hedef alan bu uygulamadan kaçınılması gerektiğini söyledi. Uzmanlar, benzer durumun gümüş için de geçerli olduğunu, platin ve paladyum gibi metallerin ise Türkiye'de piyasasının bulunmadığını ekledi.


