Akademisyen ve öğretmenlerden oluşan Maarif Platformu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 'Maarifin Kalbinde Ramazan' projesine yönelik ideolojik saldırıları analiz eden bir bildiri yayımladı. Sekiz uzman akademisyenin imzasını taşıyan deklarasyonda, yaşanan tartışmalar karşısında üniversitelerin bilimsel 'hakemlik' görevini üstlenmesi ve sessizliklerini bozması çağrısı yapıldı. Ayrıca, sivil toplum kuruluşlarına da açılan kültürel alanı nitelikli içeriklerle doldurmak üzere 'stratejik tahşidat' yapmaları davet edildi.
ÜNİVERSİTELER SESSİZLİĞİNİ BOZMALI VE HAKEM OLMALI
Bildiride en dikkat çekici vurgu, yükseköğretim kurumlarına yapıldı. Üniversitelerin toplumun 'aklı ve beyni' olduğunu hatırlatan platform üyeleri, üniversitelerin artık sessizliğini bozması ve bilimsel bir duruşla sürece dahil olması gerektiğini belirtti. Yaşanan ideolojik kargaşada ve yükselen haksız itirazlara karşı 'hakemlik görevinin' üniversitelere düştüğü ifade edildi. Türkiye Yüzyılı Vizyonu, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, MESEM ve ÇEDES gibi projelere akademik olarak sahip çıkılması istendi.
STK'LAR STRATEJİK TAHŞİDAT YAPMALI
Sivil toplum kuruluşlarının süreci sadece izlememesi gerektiği vurgulandı. Bakanlığın açtığı bu alanın nitelikli içeriklerle doldurulması gerektiği belirtilirken, 'STK'lar okulların bu alandaki faaliyetlerine stratejik tahşidatlar yapmalıdır' denildi. Okul-aile-toplum iş birliğinin önemi üzerinde duruldu.
İDEOLOJİK REFLEKSLERE '28 ŞUBAT' BENZETMESİ
Eğitim-İş gibi yapıların genelgeyi yargıya taşıması 'idari isyana teşvik' olarak nitelendirildi. İtirazların pedagojik değil, köhne ideolojik reflekslerin uzantısı olduğu ifade edildi. Laikliğin 'değer düşmanlığı' olarak pazarlanmasının kültürel bir yabancılaşma olduğu belirtilirken, Avrupa'daki Noel kutlamaları örnek gösterilerek dini taleplere alan açmanın demokrasinin gereği olduğu hatırlatıldı. Orucun, modern dünyanın haz odaklı kuşatmasına karşı öğrencinin 'hayır' diyebilme gücünü pekiştiren bir irade eğitimi olduğu vurgulandı. Bildirinin sonunda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin öğrenciyi sadece test çözen bir makine değil, erdemli bir 'şahsiyet' olarak yetiştirmeyi hedeflediği belirtildi ve kültürel kimliğin ihyası yolunda atılan adımların desteklendiği ilan edildi.



