Venezuela lideri Nicolas Maduro, başkent Caracas'ta katıldığı bir halk etkinliğinde, ülke açıklarındaki bir petrol tankerine ABD tarafından el konulmasına sert tepki gösterdi.
ABD'NİN GERÇEK YÜZÜ ORTAYA ÇIKTI
Maduro, ABD'nin Venezuela'ya yönelik politikalarının gerçek amacının ortaya çıktığını belirterek, "Maskeleri resmen düştü. Tüm Karayipler'e yönelik yeni bir deniz eşkıyalığı dönemi başladı. Tren de Aragua, uyuşturucu örgütleri ve narko ile savaşmış falan gibi iddialar tamamen yalanlandı. Gerçekten yasa dışı ve kriminal bir olay yaşandı. Barış bölgesinde, Karayip korsanları gibi, bir ticari özel gemi kuşatıldı, asker indirdiler, zorla alıkoydular ve gemiyi çaldılar." ifadelerini kullandı.
TİCARİ HAKLAR KORUNACAK
ABD'nin gemiye Venezuela açıklarında değil, Atlantik Okyanusu'nda, Trinidad ve Tobago ile Grenada sahillerinin kuzeyinde el koyduğunu vurgulayan Maduro, geminin kaçırılıp yağmalandığını ve Venezuela petrolünün çalındığını iddia etti. Geminin ticari ürünler ve 2 bin varil petrol taşıdığını belirten Maduro, Venezuela devletinin ödemeyi daha önce yaptığını hatırlattı. "Gemiyi çaldılar ve Karayipler'de yeni bir korsanlık ve suç icat ettiler" diyen Maduro, ülkesinin Karayipler bölgesindeki ticari haklarının korunacağını ve bu suç niteliğindeki eylemin reddedildiğini söyledi. Gerekli tüm diplomatik, ticari ve yasal hakların korunması için talimat verdiğini de ekledi.
PETROL İÇİN SAVAŞA HAYIR
Maduro, Karayipler bölgesinde barışın önemini vurgulayarak, "Petrol için savaşa hayır. Venezuela'da Tren de Aragua grubunu yendik, anayasayı elimizde tutarak onları ortadan kaldırdık. Emperyalistler Venezuela'nın petrolünü çalmak ve parasını vermek istemiyor. Venezuela, doğal kaynakları üzerindeki egemenliğini savunacaktır. ABD'de iktidarda olan üstün gruplar, Güney Amerika'da bir savaş çıkarmak istiyor. ABD halkını, tekrar petrol için bir savaşa sürüklemek istiyorlar." şeklinde konuştu. ABD Başkanı Trump'ın tankerle ilgili açıklamaları ve daha önceki kara saldırısı tehditlerine de değinen Maduro, Venezuela'nın bu durumu uluslararası mercilere taşıyacağını belirtmişti.



