SİYASET
Yayınlanma : 06 Eylül 2025 18:17

MHP'den Van'da 'Terörsüz Türkiye' buluşması

MHP'den Van'da 'Terörsüz Türkiye' buluşması
MHP, Van'da 'Terörsüz Türkiye için Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları' toplantısı düzenledi. Toplantıda, 'Terörsüz Türkiye' hedefi ve milli birlik vurgusu yapıldı.
MHP'den Van'da 'Terörsüz Türkiye' buluşması

Van'ın Edremit ilçesindeki Uygulama Oteli'nde, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) tarafından 'Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik' temasıyla 'Terörsüz Türkiye için Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları' toplantısı düzenlendi. Toplantının Divan Başkanlığını MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz yürüttü. Durmaz, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin talimatıyla düzenlenen toplantı serisinin dördüncüsünün Van'da gerçekleştirildiğini ifade etti.

TÜRK MİLLETİNİN HUZURU VE BEKASI

Sadir Durmaz, kimi zaman Türk-Kürt ayrımı, kimi zaman Alevi-Sünni fitnesi üzerinden bu topraklarda gözü olanların kışkırtmalarda bulunduğunu belirtti. Anadolu'da var olmanın ve bu topraklarda tutunmanın yolunun akıl, feraset, dirayet ve güçlü liderlikten geçtiğini vurgulayan Durmaz, MHP'nin kuruluşundan bu yana Türk milletinin huzurunu, devletin bekasını ve milli birliği her şeyin üstünde tuttuğunu, Türk siyasetinde sağduyunun, milli birlik ve beraberliğin ve siyasi istikrarın adresi olduğunu söyledi. Durmaz, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin 'Kürt de bizimdir, Alevi de bizimdir. Biz hep birlikte Türk milletiyiz. Biriz, beraberiz, kardeşiz, çok büyük bir aileyiz.' sözleriyle millete nifak tohumu ekilmesine izin vermediğini, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi gecesi erken saatlerde parti genel merkezine giderek 'Seçilmiş hükümetin yanındayız.' diyerek darbe girişiminin seyrini değiştirdiğini, 1 Ekim 2024'te DEM Parti'ye 'Terörden arının, Türkiye partisi olun.' çağrısı yaparak 'Terörsüz Türkiye' sürecini başlattığını anlattı.

TERÖRÜN AĞIR BEDELLERİ

Türkiye'nin yaklaşık 50 yıldır terörle mücadele ettiğini hatırlatan Durmaz, bu sürecin sadece bir güvenlik meselesi olmayıp, milletin canını, malını, huzurunu ve umudunu hedef alan çok boyutlu bir yıkım olduğunu, on binlerce vatan evladının şehit düştüğünü, ocakların söndüğünü ve anaların gözyaşlarının dinmediğini ifade etti. Manevi kayıpların yanı sıra maddi kayıpların da büyük olduğunu, ülkenin kalkınma yolunda harcayacağı kaynakların terörle mücadeleye aktarılmak zorunda kaldığını belirten Durmaz, tüm bu ağır bedellere rağmen Türk milletinin asla yılmadığını, bin yıllık kardeşliğini yaşatma iradesiyle bu topraklarda bölünmeye, ayrılığa ve kardeş kavgasına asla yer olmadığını tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kararlı duruşuyla ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devlet iradesine dönüştürdüğü 'Terörsüz Türkiye' hedefinin milli birliği güçlendirmenin, toplumsal mutabakatı sağlamanın ve kardeşliği pekiştirmenin adı olduğunu vurgulayan Durmaz, MHP olarak terörün kökünü kazımayı, bu topraklarda huzuru ve güveni kalıcı kılmayı Türk milletine karşı en büyük borç ve sorumluluk olarak gördüklerini belirtti. 'Terörsüz Türkiye' hedefinin hiçbir yerinde terör örgütüyle pazarlık ve teröre verilmiş bir taviz olmadığını, şehitleri, gazileri ve ailelerini incitecek hiçbir adım atılmadığını ve atılmayacağını söyleyen Durmaz, milletten hiçbir şeyin gizlenmediğini, Anayasa'nın ilk dört maddesi, 42. ve 66. maddeleriyle ilgili hiçbir tartışmanın söz konusu olmadığını, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin de ifade ettiği gibi, 'Kökeni, mezhebi, yöresi ve anasının dili ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes hukukun karşısında bir ve eşittir.' diyerek Türkiye Cumhuriyeti'nin herkesin devleti olduğunu vurguladı. Durmaz, 'Terörsüz Türkiye' sürecini ajite etmeye çalışan siyaset simsarlarına, hadsizlere, çantacılara, çapulculara, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünden kısa süre önce sessiz sedasız eşyalarını toplayıp partiden istifa edip giden provokatörlere, yer aldığı partiden, 'başka kapıya' denilerek kovulan, o günden beri de kendine kapı arayan her kilide uyan anahtarcılara seslenerek, geçmişte hasbelkader bulundukları ya da bulunmuş gibi yaptıkları MHP'den biraz olsun feyz alsalardı, biraz dava şuurundan nasiplenseydiler, bugün İsrail'le aynı amaca hizmet etmeyip Türk milletinin birliğinin, kardeşliğinin yanında yer alacaklarını ifade etti. Bu toprakların mayasının kardeşlik olduğuna, ruhunun ve kalbinin bir olduğuna inandıklarını dile getiren Durmaz, her bir insanın Allah'ın kutsal bir emaneti, her bir beldenin, köyün, mezranın bu mukaddes vatanın ayrılmaz bir parçası olduğunu, birlik şuurumuzun tarih boyunca nice badireleri aştığını, bin yıldır beraber olunduğunu ve sonsuza kadar da beraber olunacağını, Türkiye Yüzyılı'nda aziz milleti hak ettiği refaha ve huzura kavuşturmanın, yeni yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti'nin ismini altın harflerle yazdırmanın gününün geldiğini, bin yıllık kardeşliğin 'Terörsüz Türkiye' ile taçlanacağını, Türkiye Yüzyılı'nın barışın, huzurun, güvenliğin, kalkınmanın ve refahın yüzyılı olacağını, asırlık birliğin ve sonsuz kardeşliğin hiçbir emperyal güce ödün vermeden sonsuza kadar yaşatılacağını söyledi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise Türkiye'de herkesin parti kurabileceğini, en önemli şartın, her partinin faaliyetlerini hukuki, demokratik meşruiyet içinde yürütmesi olduğunu, terör örgütlerine, yasa dışı oluşumlara dayanarak siyaset yapılamayacağını, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin yıllardır aynı hakikati kayda geçirdiğini, iç huzur ve güvenlik tamam değilse, iç cephe sağlam değilse hiçbir hedefin kalıcı başarıya dönüşemeyeceğini, bugün konuşulan 'Terörsüz Türkiye' çağrısının günübirlik bir söylem değil, devlet aklıyla pekişmiş tarihi bir yöneliş olduğunu, pazarlık, arka kapı, paket, imtiyaz olmadığını ve olmayacağını, bunun aracısız, aralıksız, bagajsız, pazarlıksız ve gizli gündemsiz bir süreç olduğunu belirtti. 40 yıl içinde on binlerce can kaybının olduğunu, şehitlerin verildiğini, birliğin, kardeşliğin ve huzurun bombalandığını, bölge insanının uzun yıllar topraklarına hasret kaldığını anlatan Akçay, şimdi yer altı ve yer üstünden fışkıran cevherlerin zenginliğiyle tanışılan köylerin, terör nedeniyle boşaldığını, şimdi, gidilemeyen o alanların devletin varlığıyla festivallere ev sahipliği yaptığını, bölge halkıyla birlikte farklı şehirlerden ve ülkelerden konukları ağırladığını ifade etti. 'Terörsüz Türkiye'nin yalnız iç barış için değil, aynı zamanda Mavi Vatan'da, Kıbrıs'ta, Balkanlar'da, Kafkasya'da, Orta Asya'da, Afrika'da daha güçlü jeopolitik sağlam duruşun şartı olduğunu vurgulayan Akçay, ülke yönetiminde istikrarın ve güçlü olmanın en önemli gereklerinden birisinin de iç cephenin kuvvetli olması olduğunu, içeride birlik ve beraberliği sağlamadan, dışarıda güçlü olmanın mümkün olmadığını, milli birlik ve beraberliği sağlam tuttukça, iç huzur ve kardeşlik ortamını elbirliğiyle savundukça hiçbir gücün Türkiye'ye diz çöktüremeyeceğini, terörün gölgesi çekildikçe yatırımın ışığının büyüyeceğini, güven riski kalkınca üretim pencerelerinin açılacağını, bunun sadece terörsüz değil, aynı zamanda daha müreffeh, daha güçlü bir Türkiye vizyonu olduğunu, art niyetli, terörden, kaostan nemalanan bazı karanlık çevrelerden 'Bu süreç yeni bir taviz kapısı mı?' fısıltısının yükseldiğini, buna 'Hayır.' cevabını verdiklerini, bunun taviz, al-ver değil, terörün tasfiye süreci olduğunu, bir 'müzakere pazarı' değil, bir hukuk ve millet inisiyatifi olduğunu, bundan rahatsız olanların kardeşliğin zedelenmesinden, şiddetin devamından, şüphe ve kaygının zihinleri hapsetmesinden medet umanlar olduğunu, onların hesabının hiç bitmeyeceğini fakat bunların karşısında 'Terörsüz Türkiye'ye omuz veren güçlü bir millet iradesi olduğunu belirtti. Terör örgütü PKK'nın feshi ve silah bırakmasına dair çağrının örgütün tüm bileşenlerini kapsadığını ifade eden Akçay, Suriye'deki PKK uzantısı SDG'nin suyu yokuşa akıtmaya çalıştığını, bunları İsrail'in kışkırttığını bildiklerini, SDG/YPG'nin 10 Mart 2025'te Suriye merkezi yönetimiyle imzaladığı mutabakatı uygulamaktan imtina etmesinin İsrail merkezli hesaplara angaje olması olduğunu, bunun tam bir İsrail piyonluğu olduğunu, bu durumun tarihi ve tehlikeli bir yanlış olduğunu, bu oyunu gördüklerini, Suriye'nin siyasi ve toprak bütünlüğünün Türkiye açısından çok önemli olduğunu, onları uyardıklarını, İsrail'in maşası olarak varabilecekleri hiçbir yer olmadığını, ya terörsüz ve kaossuz bir bölgenin yanında olup 10 Mart mutabakatına uyacaklarını ya da kınından çıkacak kılıçla muhatap olacaklarını, 'Terörsüz Türkiye'yi, terörsüz bölgeyi inşa edeceklerini, kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın 'Terörsüz Türkiye' hedefinin başarılı olacağını, Türkiye'yi büyüteceklerini, iç cepheyi kuvvetlendireceklerini, kardeşliği pekiştireceklerini, Türkiye'nin yeni bir tarih yazdığını, 'Terörsüz Türkiye'nin, huzurlu Türkiye'nin ve güçlü Türkiye'nin artık bir hayal değil, hemen ulaşılabilecek bir hedef olduğunu, bu sürecin kazananının ülke ve bölge olacağını, bu sürecin kazananının tüm millet olacağını söyledi. Birliğin aynılaşmak değil, farklılıkları koruyarak aynı hedefe omuz vermek olduğunu sözlerine ekleyen Akçay, farklı hikayeler olabileceğini, ancak ortak hikayelerin daha fazla olduğunu, çocuklar için kurmak istenilen Türkiye'nin ana omurgasının aynı olduğunu, birlik, kardeşlik, huzur, güven ve dayanışma olduğunu, şiddetin prangası kırıldıkça yatırımın, üretimin ve umutların büyüyeceğini, ortak paydanın büyüdükçe farklılıkların zenginliğe dönüşeceğini, 'Terörsüz Türkiye'yle bölgesinde süper güç, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinde kararlı bir ülke olunacağına inandıklarını, hayal edilen geleceğin somut ve zorunluluk olduğunu, çocukların kaygı değil özgüveni, göç değil üretimi, bavul değil projeyi, tereddüt değil umudu konuşması için milli birlik ve dayanışma dediklerini, evlatların geleceği için göç rotaları değil, yerli ve milli fırsat haritaları çizmesi için asırlık birlik, sonsuz kardeşlik dediklerini, 'Terörsüz Türkiye' yürüyüşünün hepimizin omuz vermesiyle gerçekleşeceğini, yoldaki taşları hep birlikte temizleyip bu yolda yürüneceğini ifade etti. MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu da bugün Van'da sadece bir toplantı gerçekleştirmediklerini, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli liderliğinde bugünü onaran geleceği ise kuran bir iradenin tarihi buluşmasına, 'Terörsüz Türkiye' mefkuresinin gerçekleşmesine şahitlik ettiklerini, yaptıkları çağrının birliğin, dirliğin ve esenliğin çağrısı olduğunu, sırtlarındaki hançerler yüzünden vakit kaybetmeye, yoldan sapmaya tahammül olmadığını, Lider Devlet Bahçeli'nin istikbal, istiklal ve istikrar mücadelesinde önemli bir safhayı başlatmışken, sorumluluk sahibi her vatandaşı tehlikeleri görmeye ve kadim kardeşlik bağlarını yeniden örmeye çağırmışken, kendilerine düşenin de onun bu sesini milyonlara iletmek, tüm insanlığa ulaştırmak olduğunu, onun attığı adımın, Gazze'de açlıktan hayatını kaybeden 2 aylık Rasil bebeğin katillerinin de oyununu bozduğunu, Irak'ta milyonlarca Müslümanın kanını dökenlerin, Suriye'yi kan gölüne çevirenlerin, Afganistan'ı umutsuzluk girdabına sürükleyenlerin, Türkistan coğrafyasını fitneyle hançerlemek isteyenlerin de oyununu bozduğunu, çünkü 'Terörsüz Türkiye' demenin sadece iç cephenin güçlendirilmesi demek değil, jeopolitik bir tahkimatın da gerçekleştirilmesi demek olduğunu söyledi. 'Terörsüz Türkiye'nin tarihsel hafızaları yok sayamayacak kadar ciddi, konjonktürel gelişmeleri hafife alamayacak kadar önemli gelişmelerin ortaya çıkardığı bir süreç olduğunun altını çizen Osmanağaoğlu, bugün yalanlarla beslenmiş, kurgular ve iftiralarla süslenmiş bazı iddia sahiplerinin de terör örgütü PKK başta olmak üzere tüm terör örgütlerinin varlığının, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerini aksatan bir yük, milli şuuru kemiren bir ur olduğunu bildiğini, Lider Devlet Bahçeli'nin bu urun ortadan kaldırılabileceğini, ortadan kaldırmak için de Türk milletinin ve Türk Devleti'nin kudretinin kafi geleceğini açık bir şekilde ilan ettiğini, bu ilan edişin, bugüne kadar terörün tanımını yapan, teröristle mücadelenin sınırını belirleyen egemen paradigmaya da kökten bir meydan okuma olduğunu, terör imalathanesi haline gelen emperyalist güçlerin Türkiye'yi karıştırmak için kullandığı elverişli aparatın kökten yok edilmesi olduğunu, Türk ve Türkiye Yüzyılı dendikçe, Türkiye'nin önüne set çekmeye çalışanların kendilerini ifşaladığını, huzur ve refah dendikçe kargaşa isteyenlerin, kaos murat edenlerin kirli yüzlerini açık ettiğini, gönüller inşa etmekten bahsedilirken aklın ve vicdanın sesine kulaklarını tıkamayı tercih eden sağırların ortaya çıktığını, 'Terörsüz Türkiye'ye ulaşılması için dua edenlerin ve elini taşın altına koyanların beddua edenlerden ve suya sabuna dokunmaktan imtina edenlerden fazla olduğunu bildiklerini, gerçekleri konuşanların, aklın yolunu tercih edenlerin, iftira atanlardan, fitne ekenlerden fazla olduğuna şahitlik ettiklerini, kışkırtmaları da hep birlikte yok edeceklerini, bu kervanın yolunu keseceklerin hayallerini kabusa çevireceklerini söyledi. Toplantıda MHP Hatay Milletvekili Lütfü Kaşıkçı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıksever ve MHP Van İl Başkanı Salih Güngöralp de birer konuşma yaptı. Toplantıya MHP milletvekilleri, belediye başkanları, Van, Ağrı, Bitlis, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Siirt ve Şırnak il teşkilatları ile vatandaşlar katıldı.