DÜNYA
Yayınlanma : 17 Şubat 2026 00:15

Navalny'nin beklenmedik ölümü dünya gündemini sarstı: Zehirleme iddiaları artıyor

Navalny'nin beklenmedik ölümü dünya gündemini sarstı: Zehirleme iddiaları artıyor
Navalny'nin ani ölümü, yüksek tansiyon açıklamasıyla birlikte zehirleme iddialarını da gündeme getirdi. Batılı ülkeler, Rusya'yı suçluyor.

Rus muhalefet lideri Alexei Navalny, 2024 yılında Sibirya'daki cezaevinde 47 yaşında hayata veda etti. Rus yetkililer, Navalny'nin ölüm sebebini yüksek tansiyon olarak açıklasa da, Batılı ülkeler bu durumu daha karmaşık hale getiren iddialarla karşılık verdi.

BATI'DAN GELEN ŞOK SUÇLAMALAR

İngiltere, İsveç, Fransa, Almanya ve Hollanda gibi ülkeler, Navalny'nin Rusya tarafından 'Epibatidin' adlı bir kurbağa zehiriyle öldürüldüğüne dair suçlamalarda bulundu. Rusya ise bu iddiaları 'Batı'nın uydurması' olarak nitelendirerek sert bir şekilde reddetti. Navalny'nin eşi Yulia Navalnaya, eşinin Rus yönetimi tarafından zehirlendiğini bilimsel olarak kanıtladığını bildirdi. Navalnaya, katillerin izleri silmeye çalıştığını, ancak eşinin cansız bedeninden alınan biyolojik örneklerin yurtdışına kaçırıldığını ve iki bağımsız laboratuvar tarafından incelendiğini belirtti.

EPIBATIDIN ZEHİRİ: ÖLÜMCÜL TEHLİKE

Epibatidin, Güney Amerika'da yaşayan 'Epipedobates Tricolor' adlı zehirli ok kurbağasının derisinde bulunan, morfinden 200 kat daha güçlü ve son derece tehlikeli bir bileşiktir. Rusya'da doğal olarak bulunmayan bu zehir, sinirleri uyuşturarak felce ve solunumun durmasına neden olarak ölüme yol açıyor. Epibatidinin panzehirinin, yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan 'mecamylamine' adlı ilaç olduğu belirtiliyor. Bu nörotoksin, gelişmiş yöntemlerle tespit edilebiliyor.

ÖNCEKİ ZEHİRLENME OLAYI

Alexei Navalny, 2020 yılında Rusya iç istihbarat teşkilatı FSB ajanları tarafından sinir gazıyla zehirlenmiş ve uluslararası baskılar sonucu Almanya'da tedavi edilerek iyileşmişti. Ülkesine döndükten sonra tutuklanan Navalny'nin cezaevi süreci, 2024'teki ölümüyle sona erdi. Uzmanlar, kimyasal silah statüsündeki epibatidinin kullanımının uluslararası anlaşmalarla yasak olduğunu ve Rusya'nın bu anlaşmalara imza atmış olmasına rağmen ihlal etmiş olabileceğini dile getiriyor.