İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'ye yönelik sert açıklamaları, Siyonist Yahudi fanatizminin kökenlerine ışık tutuyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da belirttiği gibi, İsrail'in düşmansız yaşayamadığı ve İran'dan sonra Türkiye'yi yeni hedef olarak belirleme arayışında olduğu gözlemleniyor.
SİYONİST MANİFESTO VE GERÇEKLER
İsrail'in kuruluş felsefesi olan siyonist manifesto, Yahudi diasporasını antisemitik zulümlerden kurtarmayı amaçlıyordu. Ancak 78 yıl sonra, dünya bu devletin Gazze'deki soykırımını, Filistin, Lübnan, Suriye ve vekilleri aracılığıyla birçok ülkede yürüttüğü savaşları ve katliamları konuşuyor. Netanyahu, bu eylemlerini bir 'gurur' ve 'başarı' hikayesi olarak nitelendirirken, bölgesel güç dengelerini değiştirdiğini ve küresel güç olmak için daha fazla cephe açacağını iddia ediyor.
ZEALOTLAR VE NETANYAHU'NUN AKIBETİ
Netanyahu'nun bu fanatizmi, M.S. 1. yüzyılda Roma egemenliğine karşı çıkan radikal Yahudi grup Zealotlar'ın eylemleriyle benzeşiyor. İsyanlar, gerilla taktikleri ve suikastlarla bilinen Zealotlar, Masada İsyanı'nın sonunda toplu intiharı seçmişlerdi. Günümüzde 'Zealot' kelimesi, siyasi ve dini anlamda fanatik kişileri tanımlamak için kullanılıyor. Zealotların taktik ve yöntemleri, İsrail'in fanatizminin kodlarını ve Netanyahu'nun olası akıbetini anlamak için önemli bir örnek teşkil ediyor. İsrail'in mevcut politikaları, dünya barışını tehdit eden ve bölgeyi yangın yerine çevirmek isteyen bir 'kundakçı devlet' imajı çiziyor. Netanyahu'nun siyasi olarak intihar etmiş bir lider olduğu ve önünde teslim olmaktan başka seçenek kalmadığı yorumları yapılıyor.



