Orta Doğu'da gerilim her geçen gün artarken, ABD'nin İran'a yönelik sert tutumu ve bölgedeki askeri yığınağı endişeleri derinleştiriyor. Washington yönetiminin 'savunma önlemleri' açıklamaları, sahadaki hareketliliğin geçmişteki yıkıcı stratejileri anımsatmasıyla tehlikeli bir tırmanışa işaret ediyor. Amerikan güçlerinin, ileri teknoloji silah sistemleri ve hava unsurlarıyla İran çevresinde yoğunlaşması, olası bir saldırının hazırlığı mı sorusunu gündeme getiriyor.

TEHLİKELİ BİR YIĞINAK SÖZ KONUSU
Bu askeri yığınağın en dikkat çekici örneklerinden biri, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin Orta Doğu'ya gönderilmesi oldu. Bu hamle, daha önce bölgeye sevk edilen THAAD ve Patriot füze savunma sistemleri ile F-15E savaş uçaklarını da içeren askeri varlığı daha da güçlendiriyor. Uzmanlar, olası bir çatışmanın daha önceki savaşlardan çok daha yıkıcı olabileceği ve gerçek bir felakete yol açabileceği konusunda uyarıyor. Katar'daki El-Udeid Üssü'nde MEAD-CDOC sisteminin kurulması savunma söylemini desteklese de, analistler bu durumdan şüpheci yaklaşıyor.
SALDIRI İHTİMALİ GÜNDEMDE
Defense Priorities'ten Jennifer Kavanagh, tarihsel deneyimin 'savunma' olarak sunulan birçok hamlenin aslında saldırı hazırlığı olduğunu gösterdiğini belirtiyor. İran'ın güçlü savunma kapasitesi göz önüne alındığında, ABD'nin askeri varlığı daha da riskli hale geliyor. Ali Vaez, ABD'nin 'yüksek değerli hedeflere' yönelik sınırlı saldırılar veya uzun süreli bir askeri harekat planını da masada tuttuğunu söylüyor. İngiltere Savunma Dergisi analisti Jon ise mevcut askeri yapılanmanın, ABD'nin İran'ın hava savunma sistemleri ve havaalanları gibi kilit hedeflere yönelik ilk saldırısını hedeflediğini düşünüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın sürece doğrudan dahil olmasıyla gerilim daha da tırmanıyor ve Trump'ın İran'a karşı güçlü bir askeri saldırı seçeneğini ciddi biçimde değerlendirdiği belirtiliyor.


