Osmanlı Devleti’nin uzun süren hâkimiyetini anlamak için sadece askeri güç veya hanedanın yönetim becerileri yeterli değildir. Bu hâkimiyetin arkasında, devletin iktisadi ve toplumsal alanlarda kurduğu ince düşünülmüş bir sistem bulunmaktadır.
DEVLETİN İKTİSAT POLİTİKALARI
Osmanlı yönetimi, ekonomiyi kendi haline bırakmayarak, piyasanın devletin denetimi altında işlediği bir alan olarak görmüştür. Üretimden fiyat belirlemeye kadar her aşama devlet tarafından yakından izlenmiştir. Devlet, tüccar ve esnafın kâr oranlarını sınırlandırarak, büyük sermaye birikimlerinin önüne geçmeyi hedeflemiştir. Bu uygulama, Osmanlı’nın toplumsal dengesini koruma çabasının bir parçasıdır.
ÜÇ TEMEL İLKE: İAŞECİLİK, FİSKALİZM VE GELENEKÇİLİK
Osmanlı mali yapısı, merhum Mehmet Genç’in tanımladığı gibi üç temel ilkeye dayanmaktadır: İaşecilik, Fiskalizm ve Gelenekçilik. İaşecilik, halkın temel ihtiyaçlarının karşılanmasını öncelikli hedef olarak belirlerken, Fiskalizm devletin mali gücünü ön planda tutuyordu. Gelenekçilik ise, köklü düzenin korunmasına yönelik ihtiyatlı bir yaklaşım sergiliyordu. Bu üç ilke, Osmanlı'nın ekonomik yapısının temel taşlarını oluşturmaktaydı.


