Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya gazetesindeki köşe yazısında, emekli maaşları arasındaki farkın giderek daraldığını ve bu durumun sosyal güvenlik sisteminde yeni sorunlara yol açabileceğini ifade etti. En düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesine rağmen, yüksek prim ödeyen emeklilerin bu artıştan sınırlı şekilde yararlandığına dikkat çekti.
EMEKLİ MAAŞLARI ARASINDAKİ FARK DARALIYOR
Erdursun, Ocak 2019'da en düşük emekli aylığı ile ortalama emekli aylığı arasındaki farkın yüzde 109 olduğunu hatırlattı. Temmuz 2025'te bu fark yüzde 24'e gerilerken, Ocak 2026'da en düşük aylığın 20.000 TL, ortalama aylığın ise yaklaşık 23.551 TL seviyesine çıkmasıyla farkın yüzde 18'e ineceğini belirtti. Uzman, "Sistem, ortalama emekli aylıklarını yukarı taşımıyor; en düşük aylığa doğru aşağı çekiyor" dedi.
ASGARİ ÜCRETLİLER İÇİN DE KÖTÜ HABER
Erdursun, asgari ücret konusunda da önemli açıklamalarda bulundu. 2026 yılı için açıklanan hedef enflasyon doğrultusunda, Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmasının büyük ihtimalle gündeme gelmeyeceğini ifade etti. Ocak ayında yapılan zammın tüm yılın yükünü taşıyacağını, enflasyon hedefin üzerinde gerçekleşirse reel kaybın kaçınılmaz olacağını vurguladı. Asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanların da yıl içinde zam alamayacağını, böylece yalnızca asgari ücretlilerin değil, orta gelir grubunun da alım gücü kaybı yaşayacağını belirtti.
SİSTEMDEKİ TEMEL SORUN NE?
Uzman, kritik bir ayrıma dikkat çekerek, sorunun en düşük emekli aylığının artırılması değil, ortalama emekli aylığının ve ortalama ücretin korunamaması olduğunu vurguladı. Yüksek prim ödeyen kişilerin enflasyon karşısında korunamadığı bir sistemde daha fazla prim ödemenin anlamsızlaştığını ve bu durumun 2026 yılı sonrasında SGK sisteminde sorunlara neden olacağını ifade etti. Erdursun, "Gerçek refah, nominal zamlarla değil, reel gelirlerin korunmasıyla sağlanır" diyerek sözlerini tamamladı.



