Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Münir'in Tahran'a gerçekleştirdiği ziyaret, İran ve ABD arasında yeni bir müzakere turunun fitilini ateşleyerek bölgesel tansiyonun düşürülmesi açısından kritik bir önem taşıyor. Kırılgan ateşkesin sona ermesine bir hafta kala yapılan bu diplomatik hamle, uluslararası toplumun dikkatini bölgeye çevirdi.
BATI'DAN YENİ MESAJLAR TAŞINIYOR
Orgeneral Münir'in, İran Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile gerçekleştirdiği görüşmede Washington'dan yeni bir mesaj getirdiği iddia ediliyor. İslamabad'daki ilk müzakere turunun anlaşmasız sonuçlanmasının ardından diplomatik temasların bu denli hızlanması, barış umutlarını yeşertiyor. Bu süreçte Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de Körfez turuna çıkarak bölgesel destek arayışını yoğunlaştırması, ateşkesin kalıcı bir barış anlaşmasına dönüşmesi için atılan adımların ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor.
TRUMP'TAN İŞARET: DÜNYA İNANILMAZ İKİ GÜNE HAZIR OLMALI
ABD Başkanı Donald Trump'ın Lübnan ve İsrail arasındaki müzakerelerin başlayacağına dair yaptığı açıklamalar, arabuluculuk çabalarına yeni bir ivme kazandırdı. Başlangıçta görüşmelerden haberi olmadığını belirten Lübnanlı yetkililer, sonradan bu bilgiyi doğrulayarak süreçteki belirsizliğin azaldığını gösterdi. Lübnan Cumhurbaşkanı Josef Avn'ın İngiltere'nin Orta Doğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı ile yaptığı görüşmede, İsrail ile talep edilen ateşkesin doğrudan müzakereler için doğal bir başlangıç noktası olacağını belirtmesi de bu yöndeki beklentileri güçlendiriyor. Trump'ın İran ile savaşın sona ermek üzere olduğuna dair vurgusu ve dünyanın "inanılmaz iki güne" hazır olması gerektiği yönündeki açıklamaları, tansiyonun düşürülmesi noktasında önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Pakistanlı General Münir'in görüşmeleri yönetme becerisi ABD tarafından takdir edilirken, müzakerelerin İslamabad'da devam edebileceği yönündeki teyitler, sürecin olumlu ilerlediği izlenimini veriyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'in, "Bir anlaşma yapılması konusundaki ihtimaller hakkında kendimizi oldukça iyi hissediyoruz. Gelecek dönemde yürütülecek müzakerelerin gidişatından umutluyuz" şeklindeki ifadeleri, uluslararası alanda umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.



