Peru’nun Mayantuyacu bölgesinde yer alan Shanay-Timpishka nehri, yüzyıllardır süregelen yerel efsanelere ilham kaynağı olmuştur. Ancak modern bilim, bu nehrin sunduğu verileri yakın zamanda tescillemiştir. 'Güneşin ısısıyla kaynayan' anlamına gelen bu nehir, yaklaşık 6,4 kilometre boyunca uzanmakta ve su sıcaklığının yer yer 91°C'ye kadar ulaştığı devasa bir termal sistem olarak kayıtlara geçmektedir.
JEOBİLİMCİ ANDRES RUZO'NUN ARAŞTIRMALARI
Nehri dünyaya tanıtan jeobilimci Andres Ruzo, National Geographic destekli çalışmalarında bölgenin en yakın aktif volkandan yaklaşık 700 kilometre uzaklıkta olduğunu belirlemiştir. Ruzo, suyun bu denli yüksek sıcaklığa ulaşmasının volkanik faaliyetlerle değil, 'hidrotermal sistem' adı verilen karmaşık bir yeraltı döngüsüyle gerçekleştiğini ortaya koymuştur.
HAŞLANAN CANLILAR VE EKSTREMOFİL BAKTERİLER
Jeokimyacı Dr. Spencer Thomas’ın analizlerine göre, nehrin suyu And Dağları’ndaki buzullardan gelen yağmur sularından oluşmaktadır. Bu sular, yer kabuğundaki derin çatlaklardan sızarak dünyanın iç merkezindeki yüksek ısıyla karşılaşmakta ve büyük bir basınçla yüzeye fışkırmaktadır. Uzmanlar, bu durumu yerkürenin derinliklerindeki ısıyı yüzeye taşıyan 'insan vücudundaki kan damarlarına' benzetmektedir. Biyolog Dr. Miles Silman, yaptığı incelemelerde suya düşen kurbağa ve küçük memelilerin dakikalar içinde haşlanarak hayatını kaybettiğini gözlemlemiştir. Ayrıca, suyun sıcaklığının proteinleri anında parçalayacak kadar yüksek olduğunu kaydeden Silman, bu aşırı koşullara rağmen suyun içinde yaşayabilen ve daha önce tanımlanmamış 'ekstremofil' bakteri türlerini keşfetmiştir.


