Küresel piyasalar, Orta Doğu'daki gerilimin yerini müzakere umutlarına bırakması ve ABD'de beklentilerin üzerinde gelen şirket bilançolarıyla derin bir nefes aldı. Bu gelişmeler, yatırımcıların risk iştahını yeniden canlandırarak piyasalarda pozitif bir hava estirdi.
Müzakere Masası Umut Veriyor
ABD ile İran arasındaki görüşmelerden olumlu bir sonuç çıkabileceği beklentisi, piyasalarda hakim olan iyimserliğin temelini oluşturuyor. Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin müzakere masasına taşınması, petrol fiyatlarındaki geri çekilmeyle birlikte ekonomik büyümeye yönelik endişeleri bir nebze olsun hafifletti. Bu durum, global ekonomik aktivitenin yeniden ivme kazanacağı yönündeki beklentileri güçlendiriyor.
Çin Ekonomisi Beklentileri Aştı
Bu olumlu tablonun en dikkat çekici yansımalarından biri de Çin ekonomisinden geldi. Orta Doğu'daki savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin hissedildiği bir dönemde, Çin'in ilk çeyrekte yüzde 5'lik büyüme oranı, uzmanların tahminlerini geride bıraktı. Savaşın sona ermesi ve küresel ekonomik aktivitenin pozitif bir ivme kazanacağı beklentileriyle uyumlu olarak açıklanan güçlü bilançolar, piyasalardaki risk iştahının devam etmesini destekliyor. New York borsasında S&P 500 ve Nasdaq endekslerinin rekor seviyelerden kapanması, bu iyimserliğin somut bir göstergesi oldu. Ancak, jeopolitik gerilimlerin tamamen ortadan kalkmaması ve petrol fiyatlarının önceki düşük seviyelerinden uzak olması, küresel enflasyon risklerinin devam ettiğine işaret ediyor. Bu durum, merkez bankalarının politika adımlarını daha temkinli atacağına dair öngörüleri güçlendiriyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu konudaki kararları ve Başkan Jerome Powell üzerindeki siyasi baskıların artabileceği ihtimalleri de yakından takip ediliyor. Fed'in "Bej Kitap" raporu da, Orta Doğu'daki çatışmanın ABD'li şirketler için bir belirsizlik kaynağı olduğunu ve birçok firmanın "bekle-gör" tutumunu benimsediğini ortaya koydu. Bu gelişmelerle birlikte ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi %4,29 seviyesinde seyrederken, dolar endeksi de düşüş eğilimini sürdürerek savaş öncesi seviyelerine yaklaştı. Altının ons fiyatındaki artış da dikkat çekiyor. Kurumsal tarafta ise Bank of America ve Morgan Stanley gibi büyük bankaların beklentilerin üzerinde kar ve gelir açıklamaları, hisse senedi piyasalarındaki yükselişi destekledi.



