Piyasalar, ABD ve İran arasındaki gerilimli açıklamaların ardından çalkantılı bir süreci geride bırakıyor. Jeopolitik risklerin artmasıyla Türk Lirası cinsi varlıklarda başlayan satış baskısı, devlet tahvillerini Mayıs 2025 sonrası en yüksek seviyelerine taşıdı. Uzmanlar, bu hareketliliği faiz indirim döneminin sonu ve artırım döneminin başlangıcı olarak yorumluyor.
TAHVİLLERDE REKOR YÜKSELİŞ
Ekonomim'den Şebnem Turhan'ın haberine göre; ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyon haberleri, TL varlıklarda ağır hasara yol açtı. Savaşın başlangıcından bu yana 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi 8.17 puan, 5 yıl vadeli tahvil 6.09 puan ve 10 yıl vadeli tahvil ise 4.58 puan yükseliş kaydetti. Bu tablo, kısa vadeli enflasyon beklentilerinin kötüleştiğini ve Merkez Bankası'nın faiz artırım rotasına girdiğinin fiyatlandığını gösteriyor.
YABANCI YATIRIMCILARIN KAÇIŞI
Savaşın ilk iki haftasında yabancı yatırımcıların TL varlıklardan kaçışı hızlandı. Verilere göre, yabancıların devlet tahvillerindeki satışı 4.6 milyar doları aşarken, hisse senedi piyasasından net çıkış 1 milyar doları geçti. 13 Mart ile biten haftada gerçekleşen 2.8 milyar dolarlık tahvil satışı, son 5 yılın en sert haftalık çıkışı olarak kayıtlara geçti. Haftaya sert düşüşle başlayan BİST100 endeksi, ABD Başkanı Trump'ın 'müzakere' ve 'ara verme' açıklamalarıyla nefes alsa da İran'ın reddeden tavrıyla dalgalanmaya devam etti.
UZMANLARDAN KRİTİK UYARI
Black Sea Advisory Kurucu Ortağı Eren Kuru, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini bozduğunu belirtti. Kuru, Türkiye'nin İran ile sınır komşusu olmasının negatif ayrışmada temel etken olduğunu vurgulayarak, 'Gösterge tahvil, Mayıs 2025'ten bu yana elde edilen tüm pozitif performansı sildi. Küresel piyasalarda faiz indirim teması artık rafa kalkmış görünüyor' dedi. Uzmanlar, carry trade kanalından yapılan çıkışların 12 milyar dolara ulaştığına dikkat çekerken, faiz indirimi beklentisinin ortadan kalkmasıyla yabancı yatırımcıyı Türkiye'ye çekecek yeni bir hikaye kalmadığını ifade ediyor.



