DÜNYA
Yayınlanma : 02 Şubat 2026 08:38

PKK/YPG, Suriye yönetimine Kandil'den isimleri dayattı: Çatışma riski kapıda

PKK/YPG, Suriye yönetimine Kandil'den isimleri dayattı: Çatışma riski kapıda
PKK/YPG, Suriye yönetimiyle varılan entegrasyon anlaşmasını sabote ederek Kandil'den gelen isimleri Şam'a dayatıyor. Bu durum, sürecin kırılgan olduğunu ve yeni bir çatışma riskini beraberinde getiriyor.

Suriye yönetimi ile SDG (Suriye Demokratik Güçleri) arasında varılan entegrasyon anlaşmasının hayata geçmesi beklenirken, sahadan gelen bilgiler sürecin kırılgan olduğunu gösteriyor. Terör örgütü PKK/YPG'nin attığı adımlar, anlaşmayı sabote etmeye çalıştığı şeklinde yorumlanıyor. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, PKK/YPG, Suriye devlet yapısına entegre edilecek isimler olarak Türk Silahlı Kuvvetleri ve Suriye Milli Ordusu'na karşı silahlı saldırılar düzenlemiş, Kandil çizgisinden gelen kadroları dayatıyor.

KANDİL'DEN GELEN İSİMLER ŞAM'A DAYATILIYOR

PKK/YPG'nin Savunma Bakanlığı Yardımcılığı için aday gösterdiği isimlerden biri, Cemil Bayık'a yakınlığıyla bilinen Bedran Çiyakurd oldu. Güvenlik kaynakları, Çiyakurd'un geçmişte Türkiye'ye karşı birçok silahlı eylemde yer aldığını ve Şam yönetiminin bu ismi kabul etmesinin düşük bir ihtimal olduğunu vurguluyor. Bir diğer dikkat çekici aday ise Haseke Valiliği için önerilen Nureddin İsa (Ebu Ömer Hanika). İsa'nın ailesinin tamamına yakınının PKK saflarında yer aldığı ve uzun yıllar TSK ve SMO'ya karşı çatışmalara katıldığı biliniyor.

KANLI EYLEMLERİN PLANLAYICISI BAŞA GELMEK İSTİYOR

Süreçteki en çarpıcı gelişmelerden biri de sözde “Özerk Yönetim”in, Suriye Savunma Bakanlığı Yardımcılığı için Çiya Kobani kod adlı Azad Simi’yi aday göstermesi. Güvenlik kayıtlarına göre Azad Simi, 2007 Dağlıca baskını ve 2008 Aktütün saldırısı gibi toplamda 104 askerin şehit edildiği çok sayıda kanlı eylemin planlayıcısı ve yürütücüsü olarak biliniyor. Terör geçmişi bu denli açık olan bir ismin Şam’a dayatılması, PKK/YPG'nin devlet yapısını içeriden ele geçirme hedefinde olduğunu ortaya koyuyor. Anlaşmanın imzalanmasına rağmen örgüt unsurlarının sahada provokasyonlara devam ettiği, Arap köylerinde okulları ele geçirdiği ve keyfi tutuklamalara devam ettiği bildiriliyor. Tüm bu gelişmeler, entegrasyon sürecinin ciddi risk altında olduğunu ve yeni bir çatışma dalgasına dönüşebileceğini gösteriyor.