DÜNYA
Yayınlanma : 02 Ocak 2026 06:54

Rum Kesimi AB dönem başkanlığını devraldı, Türkiye-AB ilişkilerinde gerilim sinyalleri

Rum Kesimi AB dönem başkanlığını devraldı, Türkiye-AB ilişkilerinde gerilim sinyalleri
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB Dönem Başkanlığı'nı devralması, uzmanlar tarafından Türkiye-AB ilişkilerinde yeni gerilimlere ve artan baskılara yol açabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı görevini 30 Haziran 2026'ya kadar sürecek altı aylık bir süre için devraldı. 'Özerk Bir Birlik, Dünyaya Açık' sloganıyla yola çıkan GKRY'nin programında beş ana hedef öne çıkıyor. Bu hedefler arasında AB'nin stratejik özerkliğini güçlendirmek, güvenlik ve savunma alanında dayanıklılığı artırmak ve Birliğin küresel rolünü genişletmek yer alıyor. Programda ayrıca, Türkiye'nin aday ülke statüsünün korunduğu ve ilişkilerin mevcut AB çerçevesi içinde sürdürüleceği vurgulandı.

UZMANLARDAN ENDİŞE DOLU YORUMLAR

Emeritus Profesör İlter Turan, GKRY'nin dönem başkanlığı sürecinden sağlam bir beklenti içinde olmamak gerektiğini belirtti. Turan, GKRY'nin adada bir Türk varlığını istemediğini ve adanın tamamında hâkimiyet kurmayı arzuladığını ifade ederek, AB'nin şimdiye kadar bu çizgiyi desteklemeyi tercih ettiğini söyledi. Ayrıca, GKRY'nin başkanlık döneminde Türkiye üzerindeki 'limanlarınızı açın' benzeri baskıların artabileceği uyarısında bulundu.

KURUMSAL ÇIKMAZ VE SİYASİ ETKİSİZLİK

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden Emre Gönen ise GKRY'nin dönem başkanlığının siyasi açıdan ciddi bir etki yaratmasının mümkün olmadığını vurguladı. Gönen, bu görevin daha çok genel sekreterlik benzeri bir konum olduğunu ve küçük ülkelerin AB adına güçlü diplomatik etki oluşturamayacağını belirtti. Türkiye-AB ilişkilerindeki asıl sorunun kurumsal ilişkilerin çalışmaması ve Yunanistan ile GKRY'nin oy birliği gerekliliği nedeniyle süreci kilitleyebilmesi olduğunu ifade etti.

TAMAMEN TEKNİK TEMAS ÖNERİSİ

Başkent Üniversitesi'nden Prof. Hasan Ünal, Türkiye'nin AB ile tüm siyasi diyaloğu durdurması ve bunu net bir şekilde ifade etmesi gerektiğini savundu. Ünal, GKRY'nin AB adına düzenleyeceği toplantılara üst düzey katılım sağlanmamasını, yalnızca ekonomi ve Gümrük Birliği gibi alanlarda teknik düzeyde temas kurulmasını önerdi. AB Troikası ile yapılacak görüşmelerde gündemin netleştirilmesi ve Kıbrıs veya Doğu Akdeniz gibi başlıkların reddedilmesi gerektiğini söyledi.