EKONOMİ
Yayınlanma : 06 Ocak 2026 12:23

Rus ekonomisi yapısal durgunlukla karşı karşıya: 2026'da zorlu sınav devam edecek

Rus ekonomisi yapısal durgunlukla karşı karşıya: 2026'da zorlu sınav devam edecek
Rus ekonomisi, Batı yaptırımları ve yüksek faiz politikası nedeniyle 2026'da yapısal durgunluk riskiyle karşı karşıya. Büyüme yavaşlarken, teknolojik dönüşüm ve tarım sektörü parlak noktalar olmaya devam ediyor.

Batılı yaptırımlarla mücadele eden Rus ekonomisi, 2025'te yaşadığı soğuma sürecinin ardından 2026'da da yapısal zorluklarla boğuşmaya devam edecek. Savunma harcamalarıyla ısınan ekonomi, kapasite sınırlarına dayandı ve büyüme hızla yavaşladı. Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, büyüme tahminini yüzde 1'e düşürürken, analistler geçici bir durumdan ziyade 'yapısal durgunluk' uyarısı yapıyor.

FAİZ VE ENFLASYON SARMALI

Rusya Merkez Bankası, yüzde 10'u aşan enflasyonu kontrol altına almak için katı bir faiz politikası izledi. Politika faizi yıl boyunca çift haneli seviyelerde kaldı. Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, iş gücü rezervlerinin tükendiğini ve üretim kapasitelerinin sınırına ulaşıldığını belirterek, parasal sıkılaştırmadan taviz verilmeyeceğini açıkladı. Bu politika, özellikle savunma dışı sivil sektörde yatırımları durma noktasına getirdi ve zarar eden şirket oranı yüzde 30'u aştı.

BÜTÇE VE DIŞ TİCARETTE BASKI

Petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve azalan doğal gaz ihracatı, bütçe gelirleri üzerinde baskı oluşturuyor. Dolar karşısında değer kazanan rublenin ihracat gelirlerine etkisi de sürüyor. Savaş harcamalarının ağırlığı devam ederken, 2026 için GSYH'nin yüzde 1,6'sı oranında bütçe açığı hedefleniyor. Kamu borcunun GSYH'ye oranının da hafif artması bekleniyor. Lojistik rotalar baştan kurulurken, Çin, Hindistan ve Orta Doğu ile ticaret hacmi tarihi zirvelere ulaştı ve Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru gibi projelerle yeni pazarlara açılım sağlandı.

TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM VE PARLAK NOKTALAR

Ekonomideki soğuma sinyallerine rağmen Kremlin, 2025 ve 2026'yı 'teknolojik egemenlik' yılı ilan ederek teşvik paketleri devreye aldı. Batılı şirketlerin boşalttığı alanları dolduran yerli girişimciler, gıda, tekstil ve hizmet sektörlerinde pazar paylarını artırdı. Düşük işsizliğin yarattığı personel sıkıntısı, otomasyon ve yapay zeka yatırımlarını tetikleyerek verimliliği artırdı. Tarım sektörü, yüksek hasat rakamları ve dünya buğday pazarındaki artan payıyla en parlak sektörlerden biri olmaya devam ediyor. Sosyal yardım programları ve asgari ücret artışları da iç tüketimin canlı kalmasını destekliyor.