Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 10 yıl aradan sonra ilk kez bir Tayvanlı muhalefet lideriyle bir araya gelerek dikkatleri üzerine çekti. ABD'ye yakınlığıyla bilinen Tayvan'dan gelen KMT lideri Cheng Li-wun ile yapılan bu görüşme, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinden hemen önce gerçekleşmesiyle küresel siyasetin gündemine oturdu.
'Tarihi Bir Kaçınılmazlık' Vurgusu
Şi Cinping, görüşme sırasında Tayvan'ın Çin ile birleşmesinin 'tarihi bir kaçınılmazlık' olduğunu belirterek, bağımsızlık yönündeki her adımın son derece tehlikeli sonuçlar doğuracağını sert bir dille ifade etti. "Mevcut küresel manzara hızla değişse de, boğazın iki yakasındaki halkların birbirine yakınlaşma ve bir araya gelme isteği asla değişmeyecektir," diyen Şi, Pekin'in Tayvan üzerindeki mutlak yönetim hakkını yineledi ve olası bir direnç durumunda askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceklerini yineledi.
Barış Çağrısı ve 'Tek Çin' İlkesi
KMT lideri Cheng Li-wun ise bu ziyareti 'tarihi bir barış yolculuğu' olarak nitelendirerek, Çin medeniyetinin yeniden canlanması projesini ortaklaşa başlatacaklarını duyurdu. Cheng, iki tarafın farklı sistemler altında yaşamasına rağmen birbirine saygı duyacağını ve 'Tek Çin' ilkesine dayanan 1992 Mutabakatı'na bağlı kalınması gerektiğini vurguladı. Bu görüşme, Pekin'in Tayvan çevresindeki askeri tatbikatlarını artırdığı bir dönemde gerçekleşirken, analistler Şi'nin bu adımla Trump üzerinde baskı kurarak Tayvan'a yapılan silah satışlarını durdurmayı hedeflediğini öngörüyor.



