On yıllardır kötü amaçlı yazılımlarla mücadele eden siber güvenlik duayeni Mikko Hyppönen, kariyerine yeni bir boyut kazandırarak artık drone'ları hackliyor.
SİBER GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI
Hyppönen, siber güvenlik dünyasının önde gelen isimlerinden biri olarak 35 yılı aşkın süredir kötü amaçlı yazılımlarla savaşıyor. 1980'lerin sonlarında başladığı kariyerinde, o zamanlar henüz yaygın olmayan 'malware' terimi yerine 'bilgisayar virüsü' veya 'truva atı' gibi ifadeler kullanılıyordu. İnternetin sınırlı olduğu o dönemlerde, virüsler genellikle disketler aracılığıyla yayılıyordu. Hyppönen, bugüne kadar binlerce farklı türde kötü amaçlı yazılım analiz ettiğini tahmin ediyor. Yaptığı sayısız konferans konuşmasıyla da siber güvenlik camiasının en tanınan ve saygın seslerinden biri haline geldi.
DRONE SAVAŞLARINA KARŞI YENİ MÜCADELE
Şimdilerde ise Hyppönen, farklı bir taktikle insanları drone'lara karşı koruma görevini üstleniyor. Finlandiyalı olan Hyppönen, Rusya sınırına yakın bir yerde yaşıyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve Ukrayna'da yaşanan ölümlerin büyük çoğunluğunun insansız hava araçlarından kaynaklandığı raporları, Hyppönen'i drone'lara karşı mücadele etmeye teşvik etmiş. Siber güvenlik alanında önemli ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, drone teknolojisinin siber güvenlik yönlerinin hala keşfedilmemiş bir alan olduğunu belirtiyor.
VİRÜSLERDEN DRONE'LARA EVRİLEN SAVAŞ
Hyppönen'in siber güvenliğe olan ilgisi, 1980'lerde video oyunlarını hackleyerek başladı. Yazılımın korsan korumalarını aşmak için tersine mühendislik yaparken kodlama becerilerini geliştirdi. İlk işi olan F-Secure'un öncüsü Data Fellows'ta kötü amaçlı yazılımları analiz ederek bu yeteneğini keskinleştirdi. Kariyeri boyunca virüslerin nasıl evrildiğine tanıklık eden Hyppönen, günümüzde kötü amaçlı yazılımların artık hobi olarak değil, siber suçlular, casuslar ve devlet destekli gruplar tarafından ticari amaçlarla kullanıldığını vurguluyor. 2000 yılında keşfettiği ve dünya çapında 10 milyondan fazla Windows bilgisayarını etkileyen 'ILOVEYOU' virüsü gibi örnekler, kötü amaçlı yazılımların ne kadar yıkıcı olabildiğini gösteriyor. Ancak Hyppönen, artık virüslerin altın çağının geride kaldığını ve akıllı telefonlar gibi cihazların hacklenmesinin çok daha zorlaştığını belirtiyor.


