Bir zamanlar geçimini sağlamak için kanını satan David Walentas, şimdilerde 2 milyar dolarlık bir emlak imparatorluğunun sahibi.
Çiftlikten Başlayıp Emlak Kralı Oldu
New York'un en gözde bölgelerinden biri haline gelen Dumbo'nun eski harap sanayi görünümünden kurtulmasında büyük rol oynayan Walentas, Forbes'a göre ulaştığı bu servetin sırrını, Büyük Buhran yıllarında edindiği sert derslere ve kimsenin cesaret edemediği işlere yönelmesine bağlıyor. "Hiç akıl hocam olmadı" diyen milyarder, başarıyı gözden ırak bölgelerdeki fırsatları görerek ve kimsenin istemediği işleri yaparak yakaladığını belirtiyor.
Kimsenin Göz Dikmediği Fırsatları Değerlendirdi
Walentas'ın hikayesi, Rochester'daki bir çiftlikte sabah beşte kalkıp inek sağmak ve gübre küremekle başlıyor. Bu zorlu çocukluk deneyimi, onun içinde başarma azmini körüklemiş. Kariyeri boyunca askerî üslerde fosseptik tankları temizlemek gibi "kirli" olarak görülen işlere girişti. Emlak sektöründe ise bankaların kredi vermediği, yıkılmaya yüz tutmuş Brooklyn bölgelerine yatırım yaparak cesaretini ortaya koydu. "Cesaret yoksa zafer yok" mottosuyla hareket eden Walentas, Virginia Üniversitesi'nde kazandığı bursla vizyonunu genişletti ve ilk iş ortaklarını burada buldu. İlk yatırımında neredeyse batma noktasına gelmesi üzerine, "Eğer bizzat yönetemiyorsam, ona sahip olmamalıyım" prensibini benimsedi ve bugün sahibi olduğu tüm mülkleri bizzat yönetiyor.
Pes Etmek Yerine Yaratıcı Çözümler Üretti
Dumbo bölgesini satın alırken kredi bulamayan ve imar planlarının değiştirilmesini reddeden Walentas, pes etmek yerine kozmetik devi Lauder ailesini ikna etmeyi başardı ve New York Valisi ile tarihi bir anlaşma imzaladı. Genç girişimcilere tavsiyesi ise "Başarısız olursanız yeniden başlarsınız, ama sevdiğiniz şeyin peşinden gidin." Hayatındaki en büyük anlaşmanın ise eşi Jane ile evlenmek olduğunu söyleyen Walentas, Jane'in kariyerinde de önemli bir rol oynadığını vurguluyor.



