10 Ağustos akşamı Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede incelemelerde bulunan Afyon Kocatepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Gücek, deprem sonrası gözlemlerini kamuoyu ile paylaştı. Prof. Dr. Gücek, en büyük hasarın fay hattı üzerinde yer alan kırsal mahallelerde yaşandığını vurguladı.

HASAR TESBİT ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Sabah saatlerinde Sındırgı'ya ulaştıklarını belirten Prof. Dr. Gücek, hasar tespit çalışmalarının aralıksız sürdüğünü açıkladı. 'Afyonkarahisar’dan yola çıkıp sabahın ilk saatleriyle birlikte Sındırgı’ya ulaştık. Hasar tespit çalışmalarımızı hemen başlattık. Şu ana kadar yapılan değerlendirmelerde 500’e yakın ağır hasarlı yapı tespit edildi. İlçe merkezinde ise yalnızca bir binanın tamamen yıkıldığını gördük. Bu sevindirici bir durum. Ancak kırsal alanlarda durum daha vahim' dedi.
FAY HATTINDAKİ KÖYLERDE AĞIR HASAR
Depremin merkez üssünün Sındırgı ilçesi olduğunu ve Sındırgı segmentinde gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Gücek, özellikle fay hattı üzerinde yer alan bazı köylerde ağır hasar yaşandığını dile getirdi. 'Yaklaşık 20-25 kilometrelik bir hatta yayılan fay zonu üzerinde bulunan Kertil, Kızılgür, Alacaatlı ve Gölcük köylerinde hasarın daha fazla olduğunu gördük. Bu bölgelerdeki yapı stokları genellikle eski, yığma yapı şeklinde ve mühendislik hizmeti almamış yapılardan oluşuyor. Ayrıca depremin yüzeye oldukça yakın bir derinlikte (7.7-8 km) meydana gelmiş olması, bu hasarı daha da artırdı.' Yıkılan binanın hemen yanındaki binada ciddi bir hasar olmamasının dikkat çekici olduğunu, bunun yapısal zafiyetlerden kaynaklanabileceğini sözlerine ekledi. Detaylı analizler sonrasında kesin nedenlerin ortaya çıkacağını belirtti.
DUVAR ÇATLAKLARINA DİKKAT
Vatandaşların duvar çatlaklarından endişelendiğini belirten Prof. Dr. Gücek, taşıyıcı sistemde hasar yoksa binaların az hasarlı veya hasarsız sınıfında değerlendirildiğini açıkladı. Artçı depremlerin sürdüğünü ve vatandaşların güvenli yapılar konusunda dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Akşehir’den Sındırgı’ya kadar uzanan fay zonunun, Simav ve Gediz gibi geçmişte büyük depremler üretmiş bir sistem olduğunu ve Türkiye’nin en aktif üçüncü fay hattı olduğunu hatırlattı. Depreme dayanıklı yapıların önemine dikkat çekerek, doğru zemine doğru yapı inşa edilmesi gerektiğini ve 6 Şubat depremlerinden ders çıkarılması gerektiğini ifade etti.

