Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politika faizi yüzde 39,5 seviyesinde bulunuyor, ancak bankalar tasarruf sahiplerini Türk Lirası'na yönlendirmek için bu oranın çok üzerinde faizler sunmaya devam ediyor. Ekonomide tüm gözler 11 Aralık 2025 tarihinde yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş durumda ve piyasalarda 200 baz puanlık bir indirim olasılığı konuşuluyor.

BANKALARIN YÜKSEK FAİZ STRATEJİSİ
Bankalar, TL/Yabancı Para rasyosunun yüzde 60'ın üzerine çıkarılması zorunluluğu nedeniyle TL mevduatı artırmak için yüksek faiz vermeyi sürdürüyor. Aynı zamanda, yatırımcıların risk iştahı arttığında altın ve gümüş gibi değerli metallere yönelmesi, TL mevduata ilgiyi azalttığı için bankalar tasarruf sahiplerini cezbetmek adına mevduat faizlerini yüksek tutuyor.

MEVDUTAT VE KREDİ FAİZLERİNDEKİ ETKİ
NTV'de yer alan habere göre, bankaların mevduata yüksek faiz vermesi kredi tarafını da doğrudan etkiliyor. Mevduat maliyeti arttıkça kredi faizlerinin düşmesi zorlaşıyor, bu nedenle bireysel ve ticari kredi faizleri yüksek seviyelerde kalıyor. Merkez Bankası'nın açıkladığı ağırlıklı ortalama TL mevduat faizlerinde, 1 aya kadar vadeli yüzde 46,56, 3 aya kadar vadeli yüzde 47,91, 6 aya kadar vadeli yüzde 45, 1 yıla kadar vadeli yüzde 41,44, 1 yıl ve üzeri yüzde 29,84 ve tüm TL mevduatlar genel ortalaması yüzde 46,96 olarak belirlenmiş durumda.
ÇARPIK GETİRİ ORANLARI
TL mevduatını yıllık yüzde 46,56 faizle 32 gün vadeli değerlendiren bir tasarruf sahibi, 32.010 TL net faiz getirisi elde ediyor. 2025 yılı için net 22 bin 104 lira olarak uygulanan asgari ücretin yanında, 1 milyon TL'nin 32 günlük mevduat getirisi dikkat çekici seviyelere ulaşmış durumda ve bu rakam mevcut mevduat faizlerinin ne kadar yüksek seyrettiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.


