Dün sabah saatlerinde İran’ın başkenti Tahran'da art arda patlama sesleri duyuldu. Saldırılar, ülkenin farklı bölgelerini hedef aldı ve Tahran, Elburz, İsfahan, Kirmanşah, Loristan, Huzistan, Kum, İlam ve Sistan-Beluçistan eyaletlerinde çok sayıda patlama meydana geldi.

İSRAİL’DEN ÖNLEYİCİ SALDIRI
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, kendi ülkelerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla İran'a karşı bir önleyici saldırı başlattıklarını açıkladı ve ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini belirtti. Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, bu saldırının ani bir hamle olmadığını, uzun süredir biriken stratejik gerilimin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ifade etti.

ABD’NİN BÖLGEDEKİ ASKERİ YIĞINAĞI
Özel Özcan, ABD’nin bölgedeki askeri yığınağının, diplomatik görüşmelerin çatışmayı önlemekten çok maliyetini yönetmeye yönelik olduğunu dile getirdi. Ayrıca, İran'a yönelik saldırının, uluslararası siyasette güç birikiminin tamamlandığı bir dönemde gerçekleştiği belirtiliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgede yaptığı askeri yığınak, 2003 Irak müdahalesinden bu yana en büyük güç konuşlanmalarından biri olarak kaydediliyor.
ÇİN’DEN ŞAŞIRTAN ÇAĞRI
Gelişmeler içinde dikkat çeken bir unsur ise, Batılı ülkeler yerine Çin’in İran’daki vatandaşlarını ülkeden ayrılmaya çağırması oldu. Bu durum, gerilimin yalnızca Orta Doğu ile sınırlı olmadığını, daha geniş bir güvenlik kuşağı içinde değerlendirildiğini gösteriyor. Orta Doğu Araştırmacısı Levent Kemal ise İran'ın yüksek teknoloji füzeleri ile ilgili açıklamalarının politik bir tırmanma işareti olduğunu ve bu durumun her iki taraf için de büyük maliyetler doğurabileceğini vurguladı.


