NATO, tarihinde ilk kez ABD'nin sınırlı katılımıyla Rusya'ya karşı savaşma hazırlıkları kapsamında tatbikatlar düzenlemeye başladı. Kasım ayında gerçekleştirilen Steadfast Dart 2025 tatbikatı, ABD'nin yoğun desteği olmadan bir "Avrupa NATO'sunun" ilk gerçek savaş hazırlığı olarak kayıtlara geçti. Tatbikatın ana komuta merkezi Fransızlar tarafından yönetilirken, ABD'nin katılımı yok denecek kadar azdı. Bu durum, ABD'siz bir NATO'nun ne kadar zayıf kalabileceğini de net bir şekilde ortaya koydu.
AVRUPA'NIN KENDİNE YETERLİLİĞİ TEST EDİLDİ
Romanya'daki Karpat Dağları'nda, Bükreş'in yaklaşık 260 kilometre kuzeyinde gerçekleştirilen tatbikat, özellikle kara muharebesi alanında Avrupalı üyelerin daha bağımsız hareket edebildiğini gösterdi. NATO'nun Romanya Büyükelçisi Matthew Whitaker, bu tatbikatı "Avrupalıların işleri kendi başına yürütmesinin iyi bir örneği" olarak nitelendirdi. Ancak tatbikatın kritik bir gerçeği daha gözler önüne serdi: Hava ve füze savunması, istihbarat toplama, hava sahası kontrolü ve büyük çaplı bir savaşta hayati önem taşıyan lojistik destek hala büyük ölçüde ABD'ye dayanıyor. Romanya'ya takviye sevkiyatının haftalar sürebileceği ve ülkenin olası bir saldırıda bir süre tek başına savunma yapmak zorunda kalabileceği vurgulandı.
ABD ASKERLERİ AVRUPA'DAN ÇEKİLİYOR, TEHDİT ARTIYOR
Bu yeni güvenlik ortamı, Avrupa'nın değişen jeopolitik dengeleri karşısında kendi savunma gücünü hızla artırması ve daha fazla işbirliği kurması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. ABD askerlerinin Avrupa'dan çekilme eğilimi de dikkat çekiyor. NATO üslerinin bulunduğu Romanya'da ABD birlikleri 1700'den yaklaşık 1000'e inerken, Bulgaristan, Slovakya ve Macaristan gibi ülkelerden de çekilme planlarının olduğu biliniyor. Donald Trump yönetiminin Asya ve Latin Amerika'ya odaklanma stratejisiyle Avrupa'nın Rusya tehdidi karşısında yalnız kalma ihtimali artıyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth bu değişimlerin NATO Genel Sekreteri ve müttefiklerle koordine edildiğini belirtse de, Orta Doğu Enstitüsü Black Sea programı direktörü Yulia Dzhoya, bunun "Avrupa'nın 70 yıl sonra Amerikan güvenlik garantilerini artık garanti olarak görmediği ilk an" olduğunu ifade etti.



