Küresel ekonomi, son 40 yılda bir dizi şokla sarsıldı. Ekonomik krizler, savaşlar ve finansal çalkantılar piyasalarda her seferinde benzer bir senaryoyu tetikledi: riskten kaçış. Bu dönemlerde hisse senetleri sert düşüşler yaşarken, yatırımcıların parası güvenli liman olarak görülen altın ve ABD tahvillerine aktı. Altın fiyatları yükselişe geçerken, ABD tahvil faizleri güçlü talep nedeniyle düştü.
KARA PAZARTESİ'DEN DOT-COM BALONUNA
1987'deki 'Kara Pazartesi', bilgisayar destekli işlemlerin neden olduğu ilk büyük çöküş olarak tarihe geçti. Dow Jones endeksi tek günde yüzde 22,6 düşerken, altın fiyatları yükseldi. 2000'li yılların başında patlayan 'dot-com' balonu ise teknoloji hisselerini vurdu. Nasdaq endeksi bir yılda yüzde 60 değer kaybederken, yatırımcılar yine altına yöneldi ve fiyatlar yüzde 20 arttı. Aynı dönemde ABD tahvil faizleri de yarı yarıya geriledi.
11 EYLÜL, 2008 KRİZİ VE AVRUPA BORÇ KRİZİ
11 Eylül 2001 terör saldırıları, New York finans merkezini sarsarak piyasalarda şok etkisi yarattı. Altın fiyatları yüzde 14 değer kazandı. 2008 küresel finans krizi ise sistemin temellerini sarstı. Kriz sonrasında altın fiyatları 1900 dolar seviyesine fırlarken, ABD tahvil faizleri düştü. 2010-2012 Avrupa Borç Krizi'nde de benzer bir tablo yaşandı; altın fiyatları yükselişe geçti ve ABD tahvillerine talep arttı.
PANDEMİ VE UKRAYNA SAVAŞI'NIN ETKİLERİ
Kovid-19 pandemisi, 2020'de küresel ekonomiyi durma noktasına getirdi. Piyasalardaki hızlı riskten kaçışla altın tarihi zirvesini gördü ve ABD tahvil faizleri rekor düşüklere indi. 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı ise enerji ve gıda fiyatlarını patlattı. Savaşın ilk aylarında altın fiyatları yükselirken, buğday ve petrol fiyatları rekor kırdı. Son dönemdeki jeopolitik gerilimler de altını rekor seviyelere taşıdı.



