Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), yargı süreçlerindeki gecikmeleri ortadan kaldırmak amacıyla 'Sıfır Gecikmeli Yargı' modelini yeni yılda hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu model, davaların uzamasına yol açan yapısal ve organizasyonel sorunları çözmeyi hedefliyor. HSK kaynakları, adaletin yalnızca doğru kararlarla değil, aynı zamanda zamanında verilen kararlarla anlam kazandığını vurgularken, uzun süren yargılamaların toplumsal güveni zedelediğine dikkat çekiyor.
YENİ MODEL NASIL İŞLEYECEK?
Model, gecikmeleri kaçınılmaz bir durum olarak değil, doğru yöntemlerle çözülebilecek bir yönetim sorunu olarak ele alıyor. Hâkim ve savcıların takdir yetkisine dokunulmadan, dosyaların hangi aşamada ve hangi gerekçelerle beklediği somut verilerle tespit edilecek. Altyapısında, kadastro davalarındaki yıllara yayılan dosya birikimini sona erdiren 'Sıfır Kadastro Dosyası' uygulamasından elde edilen deneyim yer alıyor.
ETKİNLİK BÜROLARI DEVREDE
Uygulamanın sahadaki en önemli unsurlarından biri Yargının Etkinliği Büroları olacak. Bu bürolar, yargısal karar süreçlerine müdahil olmadan, olağan yöntemlerle çözülemeyen gecikmeleri izleme, koordinasyon ve destek mekanizmalarıyla ele alacak. Cumhuriyet başsavcıları ile adli yargı komisyonu başkanları da olağan dışı gecikmelerin giderilmesinde aktif rol üstlenecek. HSK, performans yaklaşımının cezalandırıcı değil, yargının etkinliğini artırmayı hedefleyen destekleyici bir araç olarak uygulanacağını belirtiyor.
GÖREV YERİ DEĞİŞİKLİKLERİ
Yargıda sıfır gecikme dönemi kapsamında, dosya bazlı analizler sonucunda 948 hâkim ve savcının görev yeri değişti. Bu hamle, yargı sisteminin daha etkin ve verimli çalışmasını sağlamayı amaçlıyor.



