Yazar Altay Cem Meriç, Yeni Şafak yazarı Ersin Çelik ile yaptığı röportajda, sosyal medya platformlarındaki '5. Kol' faaliyetlerini ve özellikle dindar, milliyetçi ve genç kitlelerin nasıl manipüle edildiğini somut örneklerle ortaya koydu. Meriç, bu yapıların eskiden olduğu gibi rahat hareket edemeyeceğini, zira artık ifşa olduklarını ve kamuoyunun bu durumu gördüğünü belirtti.
PRO-İSRAİL APARATLARI VE FONLU DEZENFORMASYON
Altay Cem Meriç, özellikle 7 Ekim sonrası sosyal medyadaki dezenformasyon ağının hız kazandığına dikkat çekerek, 'Ateizm Derneği' adı altında faaliyet gösteren ancak aslında Tel Aviv'de peygamberimize hakaret eden kişilerin 'pro-İsrail' aparatı olduğunu söyledi. Sosyal medyada 'Türkçü' gibi görünüp Türkmen Dağı'ndaki Türkmenlerin düşmanlığını yapan ve Arap olan Esed'i savunan hesapların varlığına da değinen Meriç, bu tür yapıların Mossad tişörtü giyerek insanları birbirine düşürdüğünü ve bunun bir 'saha faaliyeti' olduğunu vurguladı. Bu ağların finansal boyutuna da dikkat çeken Meriç, BPT isimli bir hesaba İBB'den kesilen 2.5 milyon liralık faturaları örnek göstererek, büyük bir para ve etki ağına işaret etti. Tek bir merkezden yönetilen 45-50 hesabın gündemi belirlediğini ifade etti.
İSLAM İLE DERDİ OLANIN TÜRKLÜKLE DE DERDİ VAR
Altay Cem Meriç, sosyal medyadaki bu kirli operasyon ağına karşı durmanın bir inanç borcu olduğunu belirterek, Gazze sürecinin bu 'pro-İsrail' dezenformasyon ağını net görmesini sağladığını söyledi. İslam'ın korkakların dini olmadığını, korkaklığın zillet olduğunu vurgulayan Meriç, İslam'ın hakim bir din olduğunu ve Türk kimliği ile İslam'ın ayrılmaz bir bütün olduğunu ifade etti. Anadolu'da Türk demek, İslam demek olduğunu ve bu coğrafyanın birliğini bozmak için öncelikle bu çatının yıkılmak istendiğini belirten Meriç, gençleri uyanık olmaya davet etti.


