Sosyal medyada milyonlarca insana ulaşan ve 'haber' adı altında faaliyet gösteren bazı dijital platformların, siyasi ve ideolojik ajandalar doğrultusunda senkronize hareket ettiği iddia ediliyor. Yazar Altay Cem Meriç'in gündeme getirdiği bu yapıların operasyonel yönetiminin arkasında CHP'li Umut Şenol, Utku Doğruyol ve Mahir Gün gibi isimlerin bulunduğu öne sürülüyor.
SİYASİ ARKA PLAN VE GÜNDEM BELİRLEME
Medya ve iletişim sektöründeki şirketlerle bağlantılı olduğu belirtilen bu isimlerin, sosyal medya üzerinden algı yönetimi, gündem belirleme ve hedef gösterme gibi faaliyetlerde rol aldığı iddia ediliyor. Şişli Belediye Meclisi Üyesi Umut Şenol'un medya sektöründeki üst düzey görevleri ve çeşitli çevrelerle olan temasları dikkat çekiyor. İddialara göre, bu dijital ağın operasyonel koordinasyonu İBB iştiraklerinde görevli isimler aracılığıyla sağlanırken, içerik üretimi ve hesap yönetimi farklı merkezlere dağıtılıyor. Bu yapı içindeki güçlü sosyal medya hesaplarının, sadece yerel siyasetle sınırlı kalmayıp, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e dijital destek sağladığı ve geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik bazı kampanyalarda etkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca, mülteci karşıtlığı ve ırkçı söylemleri körükleyen hesapların, PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerini daha görünür kılmaya yönelik çalışmaları, tek merkezden yönetilen bir ağın varlığına işaret ediyor. Bu dijital organizasyonun siyasi zeminde bazı isimlerle temas halinde olduğu ve Ekrem İmamoğlu ile Ümit Özdağ'a yakın çevrelerin de bu ağın siyasi arka planında etkili olduğu belirtiliyor.
DİJİTAL KIŞKIRTMA VE KONTROLLÜ KUTUPLAŞTIRMA
TamgaTürk yazarı Bahadırhan Dinçaslan, Ajans Muhbir'in sahibi Süha Çardaklı ve editörü Serkan Kafkas gibi isimlerin, Türkçülük söylemi üzerinden dijital kışkırtma faaliyetleri yürüttüğü iddia ediliyor. Bu isimlerin, BPT'nin kurucuları Boray Demir ve Eray Ahmet Aray ile Aykırı'nın sahibi Batuhan Çolak gibi aktörlerle temas halinde olduğu ve farklı siyasi figürler adına içerik çalışmaları yaptığı ifade ediliyor. Yapılan teknik incelemelerde, söz konusu ağların dış politika ve Orta Doğu gündeminde de pozisyon aldığı ve Gazze'deki durumu görmezden gelerek Hamas karşıtı içerikler yaydığı, İsrail'i destekleyen paylaşımlarda bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, uluslararası algı operasyonlarının yerel uzantısı gibi hareket ettikleri değerlendirmesine yol açıyor. Uzmanlar, ağın çift yönlü bir strateji izlediğini, bir yandan mülteci karşıtlığı ve ırkçı söylemler üreten hesapları öne çıkarırken, diğer yandan PKK ve DHKP-C ile iltisaklı marjinal yapıları dijital alanda görünür kıldığını belirtiyor. Bu iki uç yapının aynı dijital ekosistemde eş zamanlı olarak beslenmesi, 'kontrollü kutuplaştırma' stratejisi olarak yorumlanıyor. Yüz binlerce kişi tarafından takip edilen ve 'bağımsız haber' görüntüsü altında faaliyet gösteren bu yapıların, aslında çok katmanlı, ideolojik ve politik hedefleri olan dijital organizasyonlar olabileceği uyarısı yapılıyor. BPT, Muhbir, Pusholder, Daily Türkist, DarkWeb Haber, TamgaTürk gibi hesaplar, fon karşılığı Türkiye'de 5. kol faaliyetleri yürüttükleri gerekçesiyle tepki topluyor. Uzmanlar, bu tür ağların yalnızca dezenformasyon yaymakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal fay hatlarını derinleştirmeye yönelik stratejik bir araç olarak kullanıldığı konusunda uyarıyor.



