Milyarlarca kullanıcının gözdesi olan sosyal medya devleri, veri sızıntıları, casusluk iddiaları ve mahremiyet ihlalleriyle yeniden gündemde. Teknolojinin hızla ilerlemesiyle ABD ve Çin merkezli şirketler küresel çapta devasa bir veri birikimine ulaşırken, bu durum mahremiyet endişelerini de beraberinde getiriyor. Son dönemde Google ve Meta, bu tartışmaların odağında yer aldı.
GOOGLE ASISTAN UZLAŞMASI: 68 MİLYON DOLARLIK İTİRAF
Google'ın sesli asistanının, kullanıcıların bilgisi dışında ses kayıtlarını dinlediği ve bu verileri reklam amacıyla kullandığı iddiaları büyük yankı uyandırdı. Reuters'ın haberine göre, Google Asistan'ın ortamdaki özel konuşmaları kaydederek reklam verenlerle paylaştığı öne sürüldü. Şirket, olası yasal sorunları aşmak adına 68 milyon dolarlık bir uzlaşma bedelini kabul etti. Bu durum, teknoloji devlerinin kullanıcı mahremiyetine yaklaşımını bir kez daha sorgulattı.
META'YA AÇILAN DAVA VE WHATSAPP GÜVENLİK İDDİALARI
Meta platformunda da benzer iddialar ortaya atıldı. Çok uluslu bir grup, WhatsApp'ın mesajları sakladığını, analiz ettiğini ve şirket çalışanlarının bu mesajlara erişebildiğini iddia etti. ABD'de açılan davada, 'WhatsApp Uçtan Uca Şifreleme' sisteminin vaatlerini yerine getirmediği ve kullanıcı mahremiyetinin ihlal edildiği öne sürüldü. Bu dava, milyarlarca insanın güvendiği şifreleme teknolojilerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı.
X'İN GİZLİ SANSÜR ANLAŞMALARI GÜNYÜZÜNE ÇIKTI
Elon Musk'ın X'i (eski adıyla Twitter) devralmasının ardından ortaya çıkan 'Twitter Dosyaları', platformun eski yönetiminin ABD hükümetiyle gizli anlaşmalar yaptığını gözler önüne serdi. Belgeler, X'in 'görünürlük filtreleme' sistemiyle hükümetin görüşleriyle çelişen hesapları kullanıcıların fark edemeyeceği şekilde kısıtladığını ortaya koydu. Bu hesapların tweet'lerinin algoritma tarafından bilinçli olarak engellendiği anlaşıldı.



