Suriye, 14 yıllık zorlu bir mücadelenin ardından Esed rejiminin yıkılmasıyla birlikte yeni bir döneme adım attı. 61 yıl süren Sovyet tipi Baas Partisi diktatörlüğünden normal bir ülkeye dönüşme yolunda ilerleyen Suriye'de, Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimin önünde yeniden imar, toplumsal ve coğrafi bölünme riski, uluslararası siyasete entegrasyon ve yeni bir iç savaşa sürüklenmeme gibi büyük sınavlar bulunuyor. Devrimin zaferinin üzerinden geçen bir yıllık süreçte, ülkenin bölünmeyeceği ve azınlıklara yönelik büyük intikam eylemlerinin yaşanmayacağı görüldü. Ancak uluslararası yaptırımlar nedeniyle yeniden imar konusunda ciddi ilerleme kaydedilemese de, yaptırımların kaldırılma yoluna girmesi ve Suriye'nin 61 yıllık kesintinin ardından uluslararası siyasete yeniden entegre olması yönünde önemli adımlar atıldı.
DÜNYA YENİ YÖNETİMİ KABUL ETTİ
ABD ve Avrupa Birliği'nin başına ödül koyduğu Heyet Tahriru’ş Şam (HTŞ) lideri Ahmed Şara'nın yeni dönemde Suriye Cumhurbaşkanı olması, ülkenin uluslararası alanda izole olması riskini beraberinde getirmişti. Ancak Şara liderliğindeki yeni yönetim, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi bölge ülkeleriyle uyumlu bir süreç başlattı. Bu kapsamda, uluslararası güçlerin uyguladığı ekonomik ve siyasi yaptırımların kaldırılması konusunda önemli adımlar atıldı. Şara'nın Riyad ziyareti sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi ve ardından Trump'ın yaptırımların kaldırılması için çalışmalara başlayacağını ilan etmesi dikkat çekiciydi. Şara ve Trump'ın sonraki görüşmeleri ve Beyaz Saray ziyareti sonucunda Suriye'nin DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyona katıldığı açıklandı ve yaptırımlar 8 ay süreyle askıya alındı. Şara'nın Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM zirvelerine katılımı da Suriye'nin uluslararası siyasete entegrasyonunun diğer göstergeleri oldu. YENİDEN İMAR ÇABALARI VE SOSYAL HİZMETLER Esed rejimi döneminde yaşanan katliamlar ve yıkım nedeniyle yeniden imar için en az 600 milyar dolara ihtiyaç duyuluyor. Çatışmaların sona ermesiyle birlikte Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaşayan mültecilerin bir kısmı İdlib, Hama ve Halep'e dönmeye başladı. Ancak sınırda hala 2 milyona yakın Suriyeli çadırlarda yaşamını sürdürüyor. Yeniden imar için imzalanan yatırım anlaşmaları, uluslararası yaptırımların tam olarak kaldırılmaması nedeniyle henüz fiiliyata dökülemedi. Buna rağmen, Suriye hükümeti halktan topladığı yaklaşık 400 milyon dolarlık bağışla imar çalışmalarına katkı sağlıyor. Savaşın altyapıya verdiği büyük zarar nedeniyle sosyal hizmetlerde yaşanan zorluklar da büyük ölçüde aşıldı. Elektrik ve su kesintileri büyük şehirlerde günlük 1-2 saate kadar geriledi. Enflasyon ve Suriye lirasının değer kaybetmesi nedeniyle fiyat istikrarı sağlama konusunda zorluklar devam etse de, Azerbaycan ile yapılan enerji anlaşmaları sosyal hizmetlerin iyileşmesine önemli katkı sağladı. İSRAİL'E DİPLOMATİK YANIT VE TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE Suriye-İsrail sınırında yaşanan provokasyonlara Şam yönetimi diplomatik yollarla karşılık verdi. İsrail ile 1974 anlaşmasıyla belirlenen duruma dönüş için bir güvenlik anlaşması imzalamaya hazır olduğunu belirten Şara, İsrail'in bölgeden çekilmesi halinde Tampon Bölge'nin silahsız kalması konusunda taviz vermedi. Öte yandan, terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD'nin oluşturduğu SDG ile hükümet arasında, Kürtlerin haklarının garanti altına alınması ve PKK militanlarının ülkeden ayrılması karşılığında bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre, SDG/PKK'nın kontrolündeki bölgelerin hükümete teslim edilmesi kararlaştırıldı. Ancak örgüt, orduya bütün olarak katılma ve siyasi özerklik taleplerinde ısrar ederek anlaşmayı uygulamaktan kaçınıyor. Şam hükümeti, bu sorunun çatışmasız çözülmesini ve ABD'nin örgüte verdiği desteği sonlandırmasını bekliyor. Ayrıca, devrik rejimden kalan silahlı grupların saldırıları ve Süveyda'daki Dürzi militanların isyanı gibi iç sorunlar da diplomatik çabalarla çözülmeye çalışılıyor.



